Uzay Akımları (Isaac Asimov): konusu, nova bilimi ve okuma rehberi
Isaac Asimov'un 1952 tarihli Galaktik İmparatorluk romanı; belleğini yitirmiş bir uzay-çözümleyici, kyrt lifi ve patlamaya hazırlanan bir güneş. Özeti, nova bilimi ve okuma rehberi.
- Tür
- Roman
- Yazar
- Isaac Asimov
- İlk yayın yılı
- 1952
- Sayfa
- 217
Uzay Akımları (özgün adı The Currents of Space), Isaac Asimov'un 1952'de Doubleday yayınevinden çıkan, 217 sayfalık romanıdır. Asimov'un Galaktik İmparatorluk romanlarının üçüncüsü ve yazılış sırasına göre sonuncusudur. Kitabın ana fikri tek cümleyle şudur: bir gezegenin ekonomisi, o gezegenin güneşinin içinden geçtiği görünmez bir gaz akımına bağlıdır ve bu sır bilindiği anda bütün güç dengesi değişir. Roman bir uzay operası kılığında bir sömürgecilik hikâyesi anlatır; üstüne de bir casusluk ve hafıza bulmacası ekler.
Kitap ne anlatıyor?
Hikâye, Trantor'un galakside giderek güçlendiği, yaklaşık MS 11.000 dolaylarına yerleştirilmiş bir dönemde geçer. İki gezegen öne çıkar: bağımsız ve zengin Sark ile Sark'ın ekonomik olarak denetlediği Florina. Sark'ın zenginliği kyrt denen bir bitki lifine dayanır. Kyrt yalnızca Florina'da yetişir; başka yerde ekilince düşük nitelikli bir selüloz verir. Böylece Florinalı yerliler kyrt tarlalarında çalıştırılır, Sark'tan gelenler ise onları ayrımcı bir düzenin içinde tutar. Asimov bu düzeni, 19. yüzyıl sömürge imparatorluklarına ve ABD Güney'indeki pamuk plantasyonlarına benzer biçimde kurmuştur.
Romanın merkezindeki kişi Rik adında, belleğini kaybetmiş ve ilk bakışta zihinsel olarak sınırlı görünen bir adamdır. Belleği yavaş yavaş geri geldikçe, bir uzay-çözümleyici (spatio-analyst) olduğu, yani yıldızlararası gazları inceleyen bir uzman olduğu ortaya çıkar. Okuru okumaya bağlayan şey, Rik'in kim olduğu ve neden sildirildiği sorusudur. Bu yüzden kitap, uzay ortamının bilimi ile siyasi entrikayı aynı çizgide yürütür.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Rik'in belleksizliği bir kaza değildir: o, eskiden önemli bir bilgiyi taşıyan bir uzay-çözümleyicidir ve zihni bu bilgi yüzünden bir "psişik sonda" ile oynanarak silinmiştir.
Rik hatırladıkça kitap iki hatta ilerler. Birincisi bilimseldir: Florina'nın güneşi, uzayda akan bir karbon atomu bulutunun, yani bir "karbon akımı"nın içinden geçmektedir. Rik'in bildiği şey, bu akımın güneşi yakında bir nova patlamasına götüreceğidir. İkincisi ekonomiktir: aynı karbon akımı, kyrt bitkisinin yalnızca Florina'da gelişmesini sağlayan ışık ortamını da yaratmaktadır. Yani Florina'nın güneşini tehdit eden süreç ile Sark'ın zenginliğini besleyen süreç aynıdır.
Bu bilgi bir şantaj kozu olabilecek kadar değerlidir; Rik'in belleğini yitirmesinin nedeni de budur. Rik belleğini geri kazanıp bilgiyi açıkladığında iki sonuç doğar. Birincisi, kyrt'in neden yalnız Florina'da yetiştiği anlaşılınca, aynı koşulların başka yerlerde de kolayca yeniden yaratılabileceği görülür ve Sark'ın tekeli çöker. İkincisi, Rik'in kendi kökeni de netleşir: o, insanlığın anavatanı olan, artık radyoaktif Dünya'dan gelmektedir. Böylece roman, Sark'ın zenginliğinin doğal bir üstünlüğe değil, bir bilgi tekeline dayandığını gösterir.
Kurgunun yapısı da dikkate değerdir: okur, Rik'le birlikte hatırlar. Önce kim olduğunu bilmeyen bir adam görürüz, sonra mesleğini, en sonunda da bilgisinin ne olduğunu. Bu sıralama, bilimsel gerçeği ve siyasi sırrı aynı anda açığa çıkarır. Rik'in bildiği şey iki yüzlüdür: bir yanda Florina'nın güneşinin yaklaşan kaderine dair bir uyarı, öte yanda Sark'ın üstünlüğünü bitirecek bir ekonomik gerçek. Bu bilginin kimlerce duyulmak, kimlerce gizlenmek istendiği, olay örgüsünü yürüten asıl gerilimdir. Trantor'un galakside yükselen bir güç olarak arka planda durması da sorunun yerel bir sömürge meselesi olmaktan çıkıp galaktik bir güç dengesine dönüştüğünü hissettirir.
Isaac Asimov ve kitabın yazıldığı dönem
Asimov, 2 Ocak 1920 dolaylarında Rusya'nın Petroviçi kasabasında doğdu, Columbia Üniversitesi'nde okudu (lisans 1939, yüksek lisans 1941, kimya doktorası 1948) ve 1949'dan itibaren Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde biyokimya dersleri verdi. 6 Nisan 1992'de New York'ta öldü; yazdığı ya da derlediği kitapların sayısı 500'ü aşar. Uzay Akımları onun yazarlık hayatının ilk yıllarına, 1950'lerin başına aittir. Galaktik İmparatorluk romanları, Vakıf ve Robot kitapları ise Asimov tarafından sonradan tek bir gelecek tarihinin farklı katmanları olarak birleştirildi.
Sıralama konusunda iki farklı ölçüt vardır. Yayın sırasıyla seri şöyledir: Pebble in the Sky (1950), The Stars, Like Dust (1951) ve The Currents of Space (1952). Evren içi zamana göre ise romanlar Toz Gibi Yıldızlar, Uzay Akımları ve Gökteki Çakıl Taşı biçiminde dizilir. Asimov ise 1988'de kendi Vakıf evreni sıralamasını verirken Uzay Akımları'nı 6., Toz Gibi Yıldızlar'ı 7. numaraya koymuştur ve ilkini "ilk İmparatorluk romanım" diye anmıştır. Bu yüzden kaynaklarda farklı sıralar görürsünüz; okur için iş basittir: üç kitap birbirine bağlı olsa da hepsi tek başına okunabilir.
Kitaptaki bilim
Nova nedir, Asimov neyi yanlış anladı?
Asimov romanda novaları, bir yıldızın proton-proton zincirinden CNO döngüsüne geçişinin sonucu olarak açıklar. Bu açıklama doğru değildir. Gerçek bir klasik nova, çift yıldız sistemindeki bir beyaz cücenin eşinden çektiği hidrojeni yüzeyinde biriktirmesiyle olur. Bu ince, yoğun hidrojen atmosferi yaklaşık 20 milyon kelvine ulaşınca denetimsiz bir füzyon başlar ve atmosfer uzaya savrulur. Bu sırada parlaklık Güneş'inkinin birkaç katından 50.000-100.000 katına çıkabilir; ama beyaz cüce çoğunlukla yerinde kalır ve genellikle yalnızca kütlesinin on binde biri kadarını atar. Samanyolu'nda yılda 25 ila 75 nova olduğu tahmin edilir, ancak toz ve gaz yüzünden yılda yaklaşık 10 tanesi gözlenir. Nova, yıldızı tümüyle yok eden bir süpernovadan farklıdır.
Romandaki durumun gerçek bilimle uyuşmayan iki yanı vardır: Florina'nın güneşi tek başına bir yıldız gibi anlatılır; gerçekte Güneş büyüklüğündeki bir yıldız tek başına nova yapmaz. Ayrıca bir karbon akımının güneşi nova yapması gerçek astrofizikte tanımlanmış bir mekanizma değildir. Asimov'un kullandığı CNO döngüsü ise gerçek bir olgudur: yıldızlar hidrojeni helyuma karbon, azot ve oksijen çekirdeklerini katalizör olarak kullanarak da dönüştürür. Güneş'in çekirdeğinde (yaklaşık 15,7 milyon kelvin) helyumun yalnızca yaklaşık yüzde 1,7'si bu yolla oluşur. 1,3 Güneş kütlesinden ağır yıldızlarda CNO baskın olur. Güneş'ten gelen CNO nötrinoları ise ilk kez 2020'de Borexino deneyiyle doğrudan algılandı. Yani bu fikir romanın temel mekanizması olarak yanlıştır, ama yıldızların çalışmasını anlamak için gerçekten kullanılan bir kavramdır. Konuyu genişletmek isteyenler için yıldızların yaşam döngüsü ve Güneş sayfaları iyi bir başlangıçtır.
Uzayda gerçekten "akım" var mı?
Asimov'un hayal ettiği gibi, yalnızca yalıtılmış karbon atomlarından oluşan bir akım bilinen bir olgu değildir. Yıldızlararası ortam kütlece yaklaşık yüzde 70 hidrojen, yüzde 28 helyum ve yüzde 1,5 daha ağır elementten oluşur. Karbon bu ortamda üç başlıca biçimde görülür: toz tanecikleri (ortamın kütlesinin yaklaşık yüzde 1'i), karbon monoksit molekülleri ve morötesi ışıkla iyonlaşmış karbon. Bu maddenin yoğunluğu, Dünya atmosferinin yanında son derece düşüktür; en yoğun moleküler bulutlarda bile metreküpte yaklaşık 10¹² molekül düşer, Dünya havasında ise yaklaşık 10²⁵. Uzay boşluğu sayfasında bu ortamın sıcaklık ve yoğunluk aralıkları ayrıntılı anlatılır.
Kısacası roman, gazın ışığı ve bitkinin kimyasını birbirine bağlayan düşünce deneyi olarak güzeldir; gerçek bir ışık dalga boyunun bir bitkinin lif kalitesini belirlemesi ise Asimov'un kurgusudur. Kyrt de tümüyle uydurmadır.
Etkisi ve eleştirel karşılığı
Kitap çıktığında eleştirmenler ikiye ayrıldı. Groff Conklin onu Asimov'un daha az başarılı işlerinden biri saydı, ama yine de ortalama bir uzay operasının epeyce üstünde buldu. Floyd C. Gale okurlara "kaçırmayın" dedi. Anthony Boucher ile J. Francis McComas ise romanı Asimov'un önceki işlerinden iyi, ilk sınıf bir eğlence ve olay örgüsü bakımından üstün bir kitap olarak niteledi. Kaynaklarda anılan büyük bir ödülü yoktur; kalıcı etkisi daha çok Galaktik İmparatorluk serisinin bir halkası olarak ve sömürgecilik temasının erken bir bilimkurgu örneği olarak sürer.
Uyarlamaları
Tespit edebildiğimiz kadarıyla romanın bilinen bir film ya da dizi uyarlaması yoktur. Asimov'un Vakıf evreninden uyarlanan yapımlar için Vakıf (Foundation) dizisinin sayfasına bakabilirsiniz.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
- Kimlere uygun: Asimov'un erken dönemini, kısa ve hızlı akan bir bilimkurgu romanını ve sömürgecilik eleştirisini seven okurlara.
- Nereden başlanmalı: Asimov'a yeni başlıyorsanız Galaktik İmparatorluk romanlarından değil, Vakıf ile başlamak daha doğru olur; ardından bu seriye dönebilirsiniz. Ayrıntılı sıra için Vakıf serisi okuma sırası sayfasına bakın.
- Bağımsız mı? Evet. Üç İmparatorluk romanı da kendi başına okunur; yine de Toz Gibi Yıldızlar ile birlikte okumak serinin atmosferini tamamlar.
- Türkçe baskı: Türkçe baskıların adları kaynaklara göre değişmektedir; satın almadan önce özgün adı (The Currents of Space) ve yayınevini kontrol etmenizi öneririz.
Bilimsel yönden bakınca kitabın asıl değeri, gerçek bir astrofizik sorusunun, yani "bir yıldız neden aniden parlar?" sorusunun, bir toplumun kaderine nasıl bağlanabileceğini göstermesidir. Doğru yanıt Asimov'unkinden farklı olsa da roman, bilimsel bilginin siyasi gücünü ve onu elinde tutanların ne kadar tehlikede olduğunu etkili biçimde ortaya koyar.
Yazarın diğer kitaplarıTümü →
İşte Tanrılar (Isaac Asimov): konusu, bilimi ve okuma rehberiIsaac AsimovRoman
Sonsuzluğun Sonu (Isaac Asimov): konusu, zaman paradoksu ve okuma rehberiIsaac AsimovRoman
Gökteki Çakıl Taşı (Isaac Asimov): konusu, radyoaktif Dünya ve okuma rehberiIsaac AsimovRoman
Toz Gibi Yıldızlar (Isaac Asimov): konusu, Atkafa Bulutsusu ve okuma rehberiIsaac AsimovRoman
Vakıf İleri (Isaac Asimov): konusu, İkinci Vakıf'ın kuruluşu ve okuma rehberiIsaac AsimovRoman
Vakıf Kurulurken (Isaac Asimov): konusu, psikotarihin doğuşu ve okuma rehberiIsaac AsimovRoman














