The Right Stuff / Doğru Adamlar (Tom Wolfe): Mercury Yedilisi'nin kitabı
Tom Wolfe'un 1979 tarihli The Right Stuff kitabı: Chuck Yeager'dan Mercury Yedilisi'ne konusu, özeti, ses duvarı ve Mercury uçuşlarının bilimi, Ulusal Kitap Ödülü ve uyarlamaları.
- Tür
- İnceleme / belgesel
- Yazar
- Tom Wolfe
- İlk yayın yılı
- 1979
- Sayfa
- 436
- Filmi / dizisi
- Sayfasını aç →
The Right Stuff, Amerikalı yazar ve gazeteci Tom Wolfe'un ABD'nin ilk astronotlarını, "Mercury Yedilisi"ni ve onlardan önce ses hızını aşan test pilotlarını anlatan belgesel kitabıdır. Eylül 1979'da Farrar, Straus and Giroux tarafından yayımlandı. Başlık, Türkçeye "gereken cevher" ya da "doğru adamlar" diye çevrilebilecek bir deyimdir: Wolfe bununla pilotların ve astronotların kimsenin açıkça adını koymadığı cesaret ve soğukkanlılık yasasını anlatır. Kitap 1980'de ABD Ulusal Kitap Ödülü'nü (kurgu dışı) kazandı ve Philip Kaufman'ın yönettiği, Türkiye'de Boşluktaki Kahramanlar adıyla bilinen 1983 filmine kaynak oldu.
Kitap ne anlatıyor?
Kitap 1940'ların sonundan 1960'ların başına uzanır. İlk bölümleri, Kaliforniya'daki Muroc'ta (sonraki adıyla Edwards Hava Üssü) ve askerî üslerde deneysel uçakları uçuran test pilotlarının dünyasını anlatır. Bu dünyada pilotlar sürekli ölümle burun buruna yaşar ve aralarında görünmez bir rütbe sistemi vardır; zirvede, sesten hızlı uçan ilk insan Chuck Yeager durur.
Sonra sahne değişir. Sovyetler Birliği uzay yarışında öne geçince ABD, bir insanı uzaya göndermek için Mercury programını kurar ve astronot adaylarını test pilotları arasından seçer. Wolfe, seçilen yedi kişinin bir anda ulusal kahramana dönüşmesini, basının ve kamuoyunun onlara nasıl baktığını, eşlerinin bu ilginin altında yaşadıklarını ve astronotların, kendilerini kapsüldeki birer yolcu olarak gören mühendislere karşı "pilot" sayılma mücadelesini anlatır. Kitabın asıl sorusu, Wolfe'un deyişiyle bu insanları ölümcül tehlikeyi kabul etmeye neyin ittiğidir; onları eski çağların teke tek dövüşen savaşçılarına benzetir.
Wolfe'un dili, "Yeni Gazetecilik" (New Journalism) denen akımın tipik örneğidir: olaylar sahne sahne kurulur, karakterlerin iç sesleri yazarın üslubuyla verilir, anlatım yer yer alaycı ve abartılıdır. Bu, kitabı roman gibi okunur kıldığı kadar, eleştirmenlerin en çok tartıştığı yönü de oldu.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Kitap önce test pilotluğunun kültürünü kurar. Yeager, 14 Ekim 1947'de Bell X-1 roket uçağıyla bir B-29 bombardıman uçağından bırakılarak Mach 1,06'ya ulaşır ve yatay uçuşta ses hızını aşan ilk insan olur. Uçuştan önce at binerken iki kaburgasını kırmış, uçuştan men edilmemek için bunu gizlemiştir. Yeager, kitap boyunca "doğru adam" olmanın ölçüsü olarak kalır.
Ardından astronot seçimi gelir. NASA 508 askerî test pilotunun kayıtlarını tarar; 110 aday asgari koşulları karşılar, Şubat 1959'da 69'u Pentagon'da bilgilendirme toplantısına çağrılır. Uzun ve yorucu tıbbi ve psikolojik testlerin sonunda Scott Carpenter, Gordon Cooper, John Glenn, Gus Grissom, Wally Schirra, Alan Shepard ve Deke Slayton seçilir; 9 Nisan 1959'da kamuoyuna tanıtılırlar. Yediler, hikâyelerini Life dergisine 500 bin dolarlık bir sözleşmeyle satar ve parayı uçuş sırası ne olursa olsun eşit paylaşır. Eşleri de bir anda ülkenin vitrinine çıkar.
Yarışın ilk turunu Sovyetler kazanır: Yuri Gagarin 12 Nisan 1961'de yörüngeye çıkan ilk insan olur. Shepard 5 Mayıs 1961'de Freedom 7 ile 15 dakikalık bir yörünge altı uçuş yapar. Grissom'un 21 Temmuz 1961'deki Liberty Bell 7 uçuşu, inişten sonra kapsülün kapağının erken açılması ve kapsülün batmasıyla gölgelenir; Wolfe bunun bir insan hatası olma ihtimalinin tartışıldığını yazar. Glenn, 20 Şubat 1962'de Friendship 7 ile Dünya'nın çevresinde üç tur atarak yörüngeye çıkan ilk Amerikalı olur ve ulusal bir kahramana dönüşür. Carpenter'ın Aurora 7 uçuşu hedefin yaklaşık 400 km ötesine inişle biter, Schirra 3 Ekim 1962'de Sigma 7 ile 9 saat 13 dakikalık bir uçuş yapar. Kitap, programın son uçuşu olan Cooper'ın Mayıs 1963'teki Faith 7 görevine kadar gelir: Cooper 22 tur atar ve bir Amerikalının tek başına yaptığı son yörünge uçuşunu gerçekleştirir. Wolfe, Mercury'nin kahramanlarıyla Edwards'taki eski usul test pilotları arasındaki karşıtlığı sonuna kadar korur; yeni çağ astronotların olmuştur, ama "doğru adam" sorusu hâlâ açıktır.
Yazar ve yazıldığı dönem
Tom Wolfe 2 Mart 1930'da Virginia'nın Richmond kentinde doğdu, 14 Mayıs 2018'de New York'ta öldü. Washington and Lee Üniversitesi'nden sonra Yale'de Amerikan çalışmaları alanında doktora yaptı. Gazetecilikte edebî teknikleri kullanan Yeni Gazetecilik akımının öncülerinden biri oldu; konusunu uzun süre yakından izleyen "doyurucu habercilik" anlayışını savundu. 1962'den sonra giydiği beyaz takım elbiseyle tanındı. The Electric Kool-Aid Acid Test (1968), ilk romanı The Bonfire of the Vanities (1987) ve A Man in Full (1998) en bilinen öteki kitaplarıdır.
Kitabın hikâyesi 1972'de başladı: Rolling Stone dergisinin editörü Jann Wenner, Wolfe'u Apollo 17'nin fırlatılışını izlemeye gönderdi. Wolfe'un astronotlara merakı büyüdü; 1973'te dergide dört bölümlük bir dizi yazdı, ardından konuyu yedi yıl süren bir araştırmaya dönüştürdü. Test pilotlarıyla uzun görüşmeler yaptı, uzay uçuşunun psikolojik yönleri için psikiyatrist David Hamburg'a danıştı. Kitap, Apollo'nun bitip uzay mekiği uçuşlarının henüz başlamadığı yıllarda, Amerika'nın uzay kahramanlarına geriye dönüp baktığı bir dönemde yayımlandı ve Wolfe'un o güne kadarki en çok satan kitabı oldu. "The right stuff" deyimini Wolfe icat etmedi; ifadenin kökeninin Joseph Conrad'ın 1898 tarihli "Youth" öyküsüne kadar gidebileceği belirtilir. Ama deyimi bugünkü anlamıyla yerleştiren bu kitaptır.
Kitaptaki bilim
Ses duvarı
Mach sayısı, bir cismin hızının o ortamdaki ses hızına oranıdır; Mach 1, ses hızıdır. O yıllarda ses hızına yaklaşan uçaklarda görülen sarsıntı ve kontrol sorunları yüzünden bu sınır, "ses duvarı" diye anılan ciddi bir engel sayılıyordu. Bell X-1 bu yüzden mermiye benzeyen bir gövdeyle tasarlandı; bu biçim ses hızının üzerinde de kararlı kaldı. Yeager'ın ulaştığı Mach 1,06 saatte yaklaşık 1.100 km'ye karşılık geliyordu. Uçak, pistten kalkmak yerine bir B-29'un bomba bölmesinden havada bırakıldı ve yakıtı bitince Mojave Çölü'ndeki kuru göl yatağına süzülerek indi.
Mercury: kapsül mü, uçak mı?
Kitaptaki en ilginç gerilimlerden biri, Mercury kapsülünün büyük ölçüde otomatik olarak tasarlanmasıdır. Astronotlar ise pencere, elle kumanda ve gerçek pilot görevleri ister. Uçuşlar onları haklı çıkaran anlar da içerdi: Glenn'in uçuşunda otomatik denge sistemi sorun çıkarınca Glenn, aracın yönelimini elle kontrol etti. Cooper'ın Faith 7 uçuşu ise 34 saat 19 dakikayla Mercury'nin en uzun uçuşu oldu.
Seçim ölçütleri de dikkat çekicidir: adaylar 40 yaşından küçük, boyları yaklaşık 1,80 metreyi geçmeyen, üniversite mezunu, test pilotu okulunu bitirmiş, en az 1.500 saat uçuş deneyimi olan jet pilotları olmalıydı. Yörünge altı uçuşla yörünge uçuşu arasındaki fark da kitapta önemlidir: Shepard ve Grissom bir top mermisi gibi uzaya çıkıp geri düştü; Glenn ve sonrakiler ise Dünya'nın çevresinde dolanacak kadar hız kazandı. Shepard'ın uçuşu yalnızca 15 dakika 28 saniye sürdü.
Wolfe'un gözden kaçırdıkları
Kitap teknik bir tarih değildir; mühendislere, roketlere ve yer ekiplerine görece az yer ayırır. Liberty Bell 7 konusunda da sonraki araştırmalar tartışmayı netleştirdi: tarihçiler ve NASA mühendisleri, kapağın patlayıcı cıvatalarının erken ateşlenmesinin doğrudan bir insan hatasından kaynaklanmadığı sonucuna vardı. Wolfe'un kitabı yalnızca bu ihtimalin konuşulduğunu yazar; Grissom'u en çok yıpratan anlatım ise film oldu. Bu konu ve filmin öteki sapmaları Boşluktaki Kahramanlar ne kadar doğru? yazısında ayrıntılı olarak incelendi.
Etkisi ve ödülleri
The Right Stuff 1980'de ABD Ulusal Kitap Ödülü'nü kurgu dışı dalında kazandı ve Ulusal Kitap Eleştirmenleri Birliği Ödülü'nde finale kaldı. Eleştirmenlerin çoğu kitabı övdü; ama itiraz edenler de oldu. Kirkus Reviews, Wolfe'un halkla ilişkiler perdesinin arkasını göstermesini takdir etmekle birlikte alaycı üslubunun, uydurulmuş iç seslerin ve belge eksikliğinin kitabın güvenilirliğini zayıflattığını, resmî efsanenin yerine yalnızca başka bir efsane koyduğunu yazdı.
Kitabın kalıcı etkisi dildedir: "the right stuff" İngilizcede zor bir işin gerektirdiği niteliklerin genel adı oldu. Mercury Yedilisi de kitapla birlikte ilk kez kusursuz kahramanlar yerine kusurları, rekabetleri ve korkuları olan insanlar olarak geniş kitlelerin önüne çıktı. Yedilinin sonrası da tarihe geçti: Shepard 1971'de Apollo 14 ile Ay'da yürüdü, Grissom 1967'de Apollo 1 yangınında öldü, Schirra Mercury, Gemini ve Apollo'da uçan tek astronot oldu, Glenn 1998'de 77 yaşında uzay mekiğiyle yeniden uçtu.
Uyarlamaları
Kitabın ilk uyarlaması, Philip Kaufman'ın yazıp yönettiği 1983 yapımı Boşluktaki Kahramanlar'dır. 21 Ekim 1983'te gösterime giren film üç saati aşar; Sam Shepard Yeager'ı, Ed Harris John Glenn'i, Scott Glenn Alan Shepard'ı, Fred Ward Gus Grissom'u, Dennis Quaid Gordon Cooper'ı canlandırır. Film, En İyi Film dahil sekiz Oscar adaylığından dördünü (kurgu, özgün müzik, ses ve ses efekti kurgusu) kazandı. 27 milyon dolarlık bütçesine karşılık ABD'de yalnızca 21,1 milyon dolar hasılat yaptı, ama eleştirmenlerce çok beğenildi ve 2013'te ABD Kongre Kütüphanesi'nin Ulusal Film Arşivi'ne seçildi. Gerçek Chuck Yeager filmde kısa bir rolde barmen olarak görünür. Film, Cooper'ın son Mercury uçuşunu Yeager'ın Aralık 1963'te bir NF-104 ile rekor denemesi sırasında geçirdiği kazayla yan yana anlatarak kapanır. Wolfe ise kitabından yapılan değişiklikler nedeniyle filmi sevmediğini gizlemedi.
İkinci uyarlama, Leonardo DiCaprio'nun yapımcıları arasında bulunduğu, National Geographic yapımı sekiz bölümlük The Right Stuff dizisidir. 9 Ekim 2020'de Disney+'ta başladı; Patrick J. Adams John Glenn'i, Jake McDorman Alan Shepard'ı oynadı. Karışık eleştiriler alan dizi Nisan 2021'de iptal edildi.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
The Right Stuff, uzay yarışının teknik ayrıntısından çok insan tarafını merak edenler için yazılmış bir kitaptır. Havacılık tarihi, gazetecilik ve 1960'ların Amerikası ile ilgilenenler kitaptan en çok keyif alanlar olacaktır. Wolfe'un yoğun, ünlem dolu ve alaycı üslubu ilk sayfalarda yorucu gelebilir; ama birkaç bölümden sonra kitap roman gibi akar. Okurken bunun tarafsız bir tarih değil, bir yazarın yorumlu anlatısı olduğunu akılda tutmak gerekir.
Kitabı okuduktan sonra 1983 filmini izlemek, Wolfe'un anlatısının sinemaya nasıl aktarıldığını ve nerede değiştirildiğini görmek için iyi bir yoldur. Mercury'nin ardından gelen Apollo dönemini merak edenler, Apollo 13 komutanı Jim Lovell'ın tanıklığı olan Kayıp Ay (Lost Moon) ile devam edebilir.























