Ölülerin Sözcüsü (Orson Scott Card): konusu, bilimi ve okuma rehberi
Ender'in Oyunu'nun Hugo ve Nebula ödüllü devamı Ölülerin Sözcüsü: Ender'in 3.000 yıl sonra Lusitania'da ikinci bir uzaylı türüyle karşılaşması. Konusu, özeti, bilimi ve okuma sırası.
- Tür
- Roman
- Yazar
- Orson Scott Card
- İlk yayın yılı
- 1986
- Türkçe baskı
- Ölülerin Sözcüsü — Pegasus Yayınları
- Sayfa
- 415
Ölülerin Sözcüsü (Speaker for the Dead), Amerikalı yazar Orson Scott Card'ın Mart 1986'da Tor Books tarafından 415 sayfa olarak yayımlanan bilimkurgu romanıdır. 1985 tarihli Ender'in Oyunu'nun devamıdır ama bambaşka bir kitaptır: uzay savaşının yerini bir ilk temas hikâyesi, askerî stratejinin yerini aile sırları, suçluluk ve bağışlanma alır. Roman 1986 Nebula, 1987 Hugo ve 1987 Locus ödüllerini kazandı. Card, Ender'in Oyunu ile birlikte bilimkurgunun iki büyük ödülünü art arda iki yıl kazanan ilk yazar oldu. Türkçede Ölülerin Sözcüsü adıyla, Ender Efsanesi serisinin ikinci kitabı olarak Pegasus Yayınları'ndan, M. İhsan Tatari çevirisiyle okunabiliyor.
Kitap ne anlatıyor?
Ender'in Oyunu'nun sonunda Ender Wiggin, bilmeden de olsa insanlığın tanıştığı ilk uzaylı türünü, böcek benzeri Formic'leri yok etmişti. Ardından kendini bağışlatmak için "Ölülerin Sözcüsü" takma adıyla iki kitap yazmıştı: biri bu yok edilen türü anlatan Kovan Kraliçesi, öteki ağabeyi Peter'ın hayatını anlatan Hegemon. Bu kitaplar yeni bir inanç hareketi doğurdu. Artık "Ölülerin Sözcüleri", ölen birinin hayatını hiçbir şeyi güzelleştirmeden, olduğu gibi anlatan bir tür cenaze konuşmacısıdır. Aynı kitaplar insanların gözünde Ender'i bir kahramandan, bir türü yok eden kişiye çevirmiştir; romandaki "ksenosit", yani bir uzaylı türünün yok edilmesi kavramı da buradan gelir.
Ölülerin Sözcüsü, bu olaylardan yaklaşık 3.000 yıl sonra, 5270 yılı dolaylarında geçer. Ender ise ışık hızına yakın yolculuklar yüzünden yalnız 35 yaşlarındadır ve kimliğini gizleyerek gezegenden gezegene dolaşan bir Sözcü olarak yaşar. İnsanlık artık Yüz Dünya'ya yayılmıştır ve bu dünyalar, anında haberleşme sağlayan ansible ağıyla birbirine bağlıdır.
Hikâyenin merkezi, Portekizce konuşan Brezilyalı Katoliklerin kurduğu Lusitania kolonisidir. Gezegende insanların ikinci kez karşılaştığı akıllı tür yaşar: yerleşimcilerin "pequeninos", yani küçükler dediği, ormanda yaşayan, domuza benzer yüzlü canlılar. İnsanlar Formic'lere yaptıklarını tekrarlamamak için çok katı kurallar koymuştur: koloni çitle çevrilidir, yalnız birkaç bilim insanı yerlilerle görüşebilir ve onlarla insan teknolojisi ya da kültürü paylaşmak yasaktır. Bir de Descolada var: gezegene gelen ilk yerleşimcilerin çoğunu öldüren, DNA'yı değiştiren korkunç bir virüs.
Ender, Lusitania'dan gelen bir çağrıya, ölen bir bilim insanının ardından konuşacak bir Sözcü isteğine cevap verir. Yanında, ansible ağında doğmuş ve kulağındaki bir mücevher aracılığıyla onunla konuşan yapay zekâ Jane vardır. Gizlice taşıdığı bir yük daha vardır: Formic kraliçesinin, yeni bir yuva bulmayı bekleyen yumurtası.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Lusitania'da yerlileri inceleyen bilim insanı Pipo ve oğlu Libo, pequeninolarla dostluk kurmuştur. Bir gün bir pequenino, içi açılmış ve içine bir fidan dikilmiş olarak bulunur; bunun acımasız bir kurban töreni olduğu düşünülür. Kısa süre sonra genç biyolog Novinha, gezegendeki bütün canlıların Descolada virüsünü taşıdığını keşfeder. Bu veriyi gören Pipo bir şey anlamış gibi yerlilerin yanına koşar ve o da aynı biçimde öldürülmüş bulunur. Novinha, Pipo için bir Sözcü çağırır ama birkaç gün sonra çağrısını geri alır.
Ender yolculuk yüzünden Lusitania'ya ancak 22 yıl sonra varır. Bu arada Libo da aynı biçimde ölmüş, Novinha'nın kocası Marcos da hastalıktan hayatını kaybetmiştir. Ender, Novinha'nın büyük çocuklarının isteğiyle bu ölümler için konuşmaya hazırlanır ve ailenin sırlarını öğrenir: Marcos kısırdır, Novinha'nın altı çocuğunun babası Libo'dur. Novinha'nın oğlu Miro ise Libo'nun kızı Ouanda ile birlikte yasakları çiğneyip yerlilere insan bilgisini aktarmaktadır.
Bu ihlal Yıldızyolları Kongresi'ne ulaşınca Kongre, Miro ile Ouanda'nın gezegenden alınmasını ve koloninin dağıtılmasını emreder. Ender, Marcos için yaptığı konuşmada aile sırrını açıklar; Ouanda'nın üvey kardeşi olduğunu öğrenen Miro, çitten geçmeye çalışırken ağır bir sinir hasarı alır. Ender sonra Pipo'nun neyi anladığını anlatır: Descolada, Lusitania'daki her canlıyı bir başkasıyla eşleştirir; birinin ölümü ötekinin doğumu olur. Pequeninolar öldüklerinde ağaca dönüşür. Koloni Kongre'ye karşı ayaklanmaya karar verir, ansible bağlantısını keser ve çiti kapatır.
Ender, pequenino dişilerinin yardımıyla gerçeği netleştirir: yerliler Pipo ile Libo'yu öldürmemiş, onları kendi inançlarına göre en büyük onur olan "üçüncü hayata", ata ağacına dönüştürmeye çalışmışlardır. İnsanların böyle bir üçüncü hayatı olmadığını öğrenen pequeninolar bu farka saygı göstermeyi kabul eder. Anlaşmayı mühürlemek için Ender, Human adlı pequeninoyu kendi eliyle törene göre bir ağaca dönüştürür. Kitabın sonunda Jane, kısmen felç kalan Miro'nun yol arkadaşı olur, Ender ile Novinha evlenir, Ender Formic kraliçesini Lusitania'ya bırakır ve üçüncü kitabını, Human'ın hayatını yazar.
Yazar ve yazıldığı dönem
Orson Scott Card 24 Ağustos 1951'de Washington eyaletinin Richland kentinde doğdu. Mormon kilisesi olarak bilinen İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesi'nin üyesidir ve 1971'den itibaren kilise adına misyoner olarak Brezilya'da bulundu. Romandaki Portekizce konuşan Brezilyalı Katolik koloni, bu deneyimin izlerini taşır.
Ender'in hikâyesi ilk olarak Ağustos 1977'de Analog Science Fiction and Fact dergisinde yayımlanan bir öyküyle başladı; Card onu genişletip 15 Ocak 1985'te roman olarak yayımladı. Bilimkurgu araştırmacısı Gary Westfahl iki kitap arasındaki farka dikkat çeker: hızlı tempolu Ender'in Oyunu'na karşılık Ölülerin Sözcüsü dürüstlük ve olgunlaşma üzerine bir kitaptır. Card, kitabın 1991'deki gözden geçirilmiş baskısının önsözünde, cenazelerde kendi "Sözcülük" konuşmalarını yapan okurlardan mektuplar aldığını yazdı.
Card bilimkurgu dışında fantastik ve dini temalı kitaplar da yazdı; eşcinselliğe karşı kamuoyu önünde dile getirdiği görüşler ise yoğun eleştiri ve tartışmaya yol açtı.
Kitaptaki bilim
Zaman genişlemesi: 3.000 yılda 35 yaş
Ender'in üç bin yıl sonra hâlâ genç olması kurgusal bir hile değil, gerçek fizik. Özel göreliliğe göre ışık hızına yakın giden bir gemide zaman, durağan gözlemcilere göre çok daha yavaş akar. Bu zaman genişlemesi, atom saatleriyle doğrulanmıştır ve GPS uydularının saatleri bu etki hesaba katılarak düzeltilir. Card bu etkiyi hikâyenin duygusal omurgası yapar: Ender her yolculukta sevdiklerini geride bırakır, Lusitania'ya vardığında çağrıyı yapan kişinin hayatı çoktan değişmiştir.
Ansible: fiziğin izin vermediği tek şey
Romanın evreninde insanlar ışıktan hızlı yolculuk yapamaz ama anında haberleşebilir. "Ansible" sözcüğü Card'ın icadı değildir; Ursula K. Le Guin onu ilk kez 1966 tarihli Rocannon's World romanında kullanmıştı. Le Guin'in kurduğu düzen de buydu: haberleşme anlık, yolculuk göreli hızlarda. Gerçek fizikte ise ışıktan hızlı haberleşmenin bilinen bir yolu yoktur. Sık sık bunun anahtarı sanılan kuantum dolanıklık uzak parçacıklar arasında bağıntı kurar, ama iletişimsizlik teoremi bu bağıntının bilgi göndermek için kullanılamayacağını gösterir.
Descolada ve genlerin taşınması
Descolada, Portekizce "çözülmüş" demektir ve canlıların DNA'sını değiştiren bir virüs olarak anlatılır. Gerçek biyolojide virüslerin gen taşıması bilinen bir olgudur: bakteri virüsleri, yani fajlar, bir bakteriden ötekine DNA aktarabilir; buna transdüksiyon denir. Genlerin türler arasında yatay aktarımı, bakterilerde antibiyotik direncinin yayılmasının başlıca yoludur. Ama bütün bir gezegenin ekosistemini, her türü bir başkasıyla eşleştirerek yöneten tek bir virüs, bilinen biyolojinin çok ötesinde, tamamen kurgusal bir fikirdir.
İlk temas ve koruma kuralları
Lusitania'daki katı temas yasakları, gerçek dünyadaki iki tartışmayı hatırlatır: dışarıdan gelen kültürlerin yerli topluluklara verdiği zarar ve uzay keşfinde başka dünyaları kirletmemeyi amaçlayan gezegen koruma kuralları. NASA'nın bu alandaki tarihini When Biospheres Collide sayfamızda okuyabilirsiniz. Başka zeki türlerle karşılaşmanın neden henüz gerçekleşmediğine dair bilimsel tartışmanın özeti ise Fermi paradoksu sayfamızda.
Etkisi ve ödülleri
- Nebula Ödülü, En İyi Roman (1986)
- Hugo Ödülü, En İyi Roman (1987)
- Locus Ödülü, En İyi Bilimkurgu Romanı (1987)
- John W. Campbell Memorial Ödülü adaylığı (1987)
- Kurd-Laßwitz-Preis (1989, Almanya)
Eleştirmenler de kitabı çoğunlukla olumlu karşıladı. David Langford, White Dwarf dergisinde romanı düşündürücü bulduğunu ama bazı çekinceleri olduğunu yazdı; Ender'in zaferleri için hiç bedel ödemediğini ve finaldeki yaralanmanın gereksiz bir heyecan katmak için kurgulandığını eleştirdi. Publishers Weekly romanı zengin ve iddialı bulmakla birlikte fazla uzun olduğunu belirtti.
Uyarlamalar
Ölülerin Sözcüsü'nün bir film uyarlaması yoktur ve Card'ın kendisi buna karşıdır. Ender'in Oyunu'nun 2013 tarihli film uyarlaması Uzay Oyunları gösterime girmeden önce, 20 Nisan 2013'te Los Angeles Times Kitap Festivali'nde konuşan Card, bu romanın filme alınamayacağını, büyük ölçüde konuşan insanlardan ve izlenmesi güç şiddet anlarından oluştuğunu, filme alınmasını istemediğini söyledi. Kitap ise Marvel Comics tarafından Ocak-Mayıs 2011 arasında beş sayılık bir çizgi roman dizisine uyarlandı.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Ölülerin Sözcüsü'ne başlamadan önce Ender'in Oyunu'nu okumak gerekir; romanın bütün ahlaki ağırlığı Ender'in geçmişte yaptığına dayanır. Bu kitaptan sonra Ender'in hikâyesi Xenocide (1991) ve Children of the Mind (1996) ile sürer. Card'a göre serinin katı bir okuma sırası yoktur; tek kuralı Xenocide'ın hemen ardından Children of the Mind'ın okunmasıdır. Türkçede bu iki kitap Pegasus'un Ender Efsanesi dizisinde Soykırım ve Aklın Çocukları adlarıyla yer alıyor. Bütün kitapların yayın ve evren içi sırası Ender serisi okuma sırası sayfamızda.
- Uzay savaşı bekleyenler: Bu kitapta savaş yok; tempo yavaş, ağırlık karakterlerde ve konuşmalarda.
- Antropoloji ve ilk temas hikâyelerini sevenler: Yabancı bir türü yanlış anlamanın ne kadar kolay olduğunu anlatan bu roman, türün klasiklerinden biri.
- Uyarı: Kitapta yetişkin temaları ve rahatsız edici ölüm sahneleri var; Ender'in Oyunu'nu genç yaşta okuyanlar bu kitabı biraz daha büyüyünce okumayı tercih edebilir.























