Zecharia Sitchin
On İkinci Gezegen'in yazarı Zecharia Sitchin, Sümerleri Nibiru'dan gelen Anunnaki'nin kurduğunu iddia etti; fikirleri gökbilimciler ve Sümerologlarca sözde bilim sayılır.
- Doğum tarihi
- 11 Temmuz 1920
- Ülke
- ABD (Bakü doğumlu)
- Görevi
- Kadim astronot iddiaları yazarı
- Rolü
- Yazar
- Ölüm tarihi
- 9 Ekim 2010
Zecharia Sitchin kimdir?
Zecharia Sitchin (11 Temmuz 1920, Bakü - 9 Ekim 2010, New York), insanlığın kökenini dünya dışından gelen varlıklara bağlayan "kadim astronotlar" iddialarının en bilinen yazarlarından biridir. 1976'da yayımlanan On İkinci Gezegen (The 12th Planet) ve devamı olan kitaplarında, Sümer uygarlığını Neptün'ün ötesindeki Nibiru adlı bir gezegenden gelen Anunnaki adlı uzaylıların kurduğunu ileri sürdü. Kitapları dünya çapında milyonlarca sattı ve 25'ten fazla dile çevrildi.
Sitchin'in fikirleri bilim insanları, Sümerologlar, Asurologlar, tarihçiler ve antropologlar tarafından topyekûn reddedilir; çalışmaları sözde bilim ve sözde tarih örneği olarak görülür. Eleştiriler hatalı yönteme, arkeolojik kanıtların görmezden gelinmesine, eski metinlerin yanlış çevrilmesine ve gökbilim açısından imkânsız iddialara yöneliktir. Uzay Gündem'de yer almasının nedeni de budur: "Nibiru" adı, onun kitaplarından çıkıp internetteki kıyamet söylentilerinin merkezine yerleşti ve gökbilimcilerin yıllarca yanıtlamak zorunda kaldığı bir efsaneye dönüştü.
Hayatı
Sitchin, 11 Temmuz 1920'de Bakü'de Yahudi bir ailede doğdu; kent o sırada Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlıydı. Çocukluğu ve gençliği İngiliz Mandası altındaki Filistin'de geçti. New York Times'a verdiği bir röportaja göre Londra Üniversitesi'nden ekonomi diploması aldı, İsrail'de editör ve gazeteci olarak çalıştı. 1952'de New York'a taşındı. Bir denizcilik şirketinde yönetici olarak çalışırken Sümer çivi yazısını kendi kendine öğrendi ve çeşitli arkeolojik alanları gezdi. Sümer dili ya da arkeoloji alanında akademik bir eğitimi yoktu.
İlk kitabından sonraki yıllarını kitap yazarak, konferans vererek ve radyo programlarına konuk olarak geçirdi. 9 Ekim 2010'da New York'ta öldü.
Nibiru ve Anunnaki iddiası
Sitchin'in kuramı, Mezopotamya'nın mitlerini ve mühür resimlerini gerçek olayların kaydı olarak okumaya dayanır. Bu okumaya göre Güneş Sistemi'nde henüz keşfedilmemiş bir gezegen vardır: Nibiru. Gezegen, Neptün'ün ötesinden uzanan çok basık, eliptik bir yörüngede dolanır ve yaklaşık 3.600 yılda bir iç Güneş Sistemi'ne gelir. Sitchin'e göre Nibiru aslında Güneş Sistemi oluştuktan kısa süre sonra yakalanmış başıboş bir gezegendi. Babil yaratılış destanı Enuma Eliş'teki tanrıça Tiamat'ı Mars ile Jüpiter arasında bulunan eski bir gezegen olarak yorumladı: Nibiru ve uyduları Tiamat'a çarpınca gezegenin bir yarısı asteroit kuşağına, öbür yarısı yeni bir yörüngeye itilerek bugünkü Dünya'ya dönüştü; kuyruklu yıldızlar da bu çarpışmadan kaldı. Plüton'un bir zamanlar Satürn'ün uydusu olduğunu, Nibiru'nun kütleçekimiyle bugünkü tuhaf yörüngesine savrulduğunu da iddia etti.
"On ikinci gezegen" adı, Sümerlerin Güneş Sistemi'nde on iki gök cismi saydığı iddiasından gelir: Güneş, Ay, Plüton dahil dokuz gezegen ve Nibiru. Sitchin'e göre Nibiru'da Sümer mitlerindeki Anunnaki'ye, Tevrat'ın Tekvin kitabındaki Nefilim'e karşılık gelen, insana benzeyen ileri bir uygarlık yaşıyordu. Bu varlıklar yaklaşık 450 bin yıl önce maden, özellikle altın aramak için Dünya'ya geldi ve Afrika'da altın madenleri açtı. Çalışma koşullarına isyan eden Anunnaki işçilerinin yükünü hafifletmek için Sümerlerin su ve kültür tanrısı Enki, kendi genlerini Homo erectus'unkilerle karıştırarak Homo sapiens'i bir işçi türü olarak "üretmeyi" önerdi. Sitchin, Sümer uygarlığının bu "tanrıların" rehberliğinde kurulduğunu, krallığın da insanlarla Anunnaki arasında aracı olsun diye ortaya çıktığını yazdı. Ur kentini yıkan ve bir ağıtta anlatılan "kötü rüzgârı" uzaylılar arasındaki bir savaşta kullanılan nükleer silahların serpintisi olarak yorumladı ve olaya MÖ 2024 tarihini verdi.
Eserleri
Sitchin'in ana dizisi "Dünya Kronikleri" (The Earth Chronicles) adını taşır. Dizinin kitapları şunlardır:
- The 12th Planet (On İkinci Gezegen, 1976)
- The Stairway to Heaven (1980)
- The Wars of Gods and Men (1985)
- The Lost Realms (1990)
- When Time Began (1993)
- The Cosmic Code (1998)
- The End of Days: Armageddon and Prophecies of the Return (2007)
Bunlara ek olarak modern bilimin eski bilgiye "yetiştiğini" savunduğu Genesis Revisited (1990), Divine Encounters (1995), The Earth Chronicles Handbook (2009) ve "uzaylı DNA'sı" iddiasını işleyen There Were Giants Upon the Earth (2010) gibi tamamlayıcı kitaplar yazdı. The Lost Book of Enki (2001), Enki'nin ağzından anlatılan bir romandır; ölümünden sonra The King Who Refused to Die (2013) adlı ikinci romanı yayımlandı.
Bilimin cevabı
Sitchin'in kitapları kurgu olarak değil, gerçeğin anlatısı olarak sunulduğu için bilimle ilişkisi bir çatışma ilişkisidir. Eleştiriler üç başlıkta toplanır: gökbilim, dil ve mitlerin harfiyen okunması.
Gökbilim ve gök mekaniği
Her 3.600 yılda bir düzenli olarak iç Güneş Sistemi'ne dönen bir gezegen, Güneş'ten ortalama uzaklığı (yarı büyük ekseni) yaklaşık 235 astronomi birimi olan, asteroit kuşağından Plüton'un on iki katı uzaklığa kadar uzanan bir yörünge izlemelidir. Basit pertürbasyon (bozulma) hesapları, bu kadar basık bir yörüngedeki bir cismin büyük gezegenlerin çekimi yüzünden iki geçişte bile aynı dolanma süresini koruyamayacağını, en fazla on iki turda ya Güneş Sistemi'nden atılacağını ya da kısa dönemli bir cisme dönüşeceğini gösterir.
NASA'dan gökbilimci David Morrison'un açıklamalarına göre böyle bir gezegen Sümerler döneminde tek bir kez bile Dünya'nın yakınından geçmiş olsaydı, Dünya bugünkü neredeyse dairesel yörüngesinde olmaz ve büyük olasılıkla Ay'ını kaybederdi. Plüton'u bugün amatör teleskoplarla bile izleyebildiğimize göre, onun ötesindeki dev bir gezegen de kolayca görülürdü. Bugün Neptün'ün ötesinde varlığı tartışılan Dokuzuncu Gezegen gibi bilimsel öneriler ise yörüngesinin tamamında Neptün'ün çok ötesinde kalan cisimleri tarif eder; Nibiru ile ortak noktaları yoktur.
Sitchin'in gezegen çarpışması senaryosu, Ay'ın yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Dünya'ya çarpan bir cisimden oluştuğunu söyleyen dev çarpışma hipotezine yüzeysel olarak benzer; ama ayrıntılar ve zamanlama bakımından tamamen farklıdır. Eski Velikovsky asistanı C. Leroy Ellenberger da zamanının yüzde 99'undan fazlasını Plüton'un ötesinde, karanlık ve soğukta geçiren bir gezegende ileri bir uygarlığın Dünya'dan 45 milyon yıl önce gelişmesinin akla yatkın olmadığını belirtmiştir.
Dil ve çeviri
Mezopotamyalılar çıplak gözle görülebilen beş gezegeni biliyordu. Çözümlenmiş yüzlerce Sümer gökbilim mührü ve takviminde gezegen sayısı hep beştir. Sitchin'in en çok kullandığı kanıt olan, VA 243 numaralı silindir mühürde on iki nokta bulunur; ancak İncil bilimci Michael S. Heiser'a göre ortadaki sembol Sümerlerin Güneş simgesi değil, bir yıldızdır ve noktalar da yıldızlardır. Mührün üzerindeki yazı ise bir soylunun hizmetkârına seslenişi olarak okunur. Babil'de gezegen tanrılarının kimliği de bellidir: Marduk Jüpiter'in, İştar Venüs'ün, Nergal Mars'ın tanrısıdır. Tarihçi Peter James, Sitchin'in bu yerleşik eşleştirmeleri yok sayıp tanrılara keyfî gezegen kimlikleri verdiğini yazmıştır. Dilbilimci Roger W. Wescott ise 1979'da Sitchin'in bütün eski dillerin Sümerceden türediği iddiasını eleştirmiş, Sümercenin bilinen hiçbir dil ailesine bağlanamayan "yalıtık dil"lerin tipik örneği olduğunu hatırlatmıştır. Tarihçi Ronald H. Fritze de Sitchin'in kaynakları bağlamından kopararak ve seçerek aktardığını belirtir.
Genetik
Sitchin, İnsan Genomu Projesi'nin bildirdiği 223 genin evrim ağacında öncülü olmadığını, bunun "Âdem'in uzaylı genleri" anlamına geldiğini öne sürdü. Sonraki araştırmacılar bu sonucun karşılaştırma için kapsamlı bir gen veri tabanı olmadığı için çıkarılamayacağını gösterdi. Salzberg'in analizi, genoma prokaryot (çekirdeksiz) canlılardan yatay yolla aktarılmış olabilecek gen sayısını yalnız 40 olarak belirledi; Salzberg ayrıca gen kaybı, örneklem büyüklüğü ve evrim hızındaki farkların çok daha makul bir biyolojik açıklama sunduğunu savundu.
Nibiru kıyameti efsanesi
Sitchin'in adı en çok, kendisinin bizzat ortaya atmadığı bir söylentiyle anılır. 1995'te ZetaTalk adlı siteyi kuran Nancy Lieder, uzaylılardan mesaj aldığını öne sürerek "X Gezegeni" adını verdiği bir cismin Mayıs 2003'te Dünya'yı yıkıma uğratacağını iddia etti; 1996'da bu cismi Sitchin'in on ikinci gezegeniyle özdeşleştirdi. Tarih geçince kehanet 2012'ye kaydı, ardından 2017'de David Meade adlı birinin 23 Eylül tarihli yeni kehanetiyle yeniden gündeme geldi. NASA'nın tutumu her zaman açıktı: Nibiru diye bir gezegen yoktur.
Sitchin ise kendi çalışmalarıyla bu kıyamet iddiaları arasında bir bağ olduğunu reddetti. 2007'de kısmen bu söylentilere yanıt olarak yayımladığı The End of Days'de Nibiru'nun son geçişini MÖ 556'ya yerleştirdi; bu, 3.600 yıllık yörüngeye göre gezegenin ancak MS 2900 civarında döneceği anlamına geliyordu. Yine de Anunnaki'nin daha önce, uzay gemileriyle dönebileceğini yazdı.
Ödülleri ve tanınırlığı
Sitchin bilim ya da akademi dünyasından herhangi bir ödül almadı. Paranormal ve gizem konularına odaklanan ABD radyo programı Coast to Coast AM'in sık konuğuydu; program 2010'da ona bir yaşam boyu başarı ödülü verdi. Eleştirmeni Michael S. Heiser bile onu son on yılların kadim astronot hipotezinin belki de en önemli savunucusu olarak nitelemiştir.
Kitapları
Etkisi
Sitchin, kendisinden önce Çarpışan Dünyalar ile Immanuel Velikovsky'nin ve Tanrıların Arabaları ile Erich von Däniken'in açtığı yolu izledi; ama Sümer metinlerine dayandığını söyleyerek iddialarına akademik bir görünüm kazandırdı. Bu görünüm, yalnız uzmanların Sümerce okuyabildiği dönemde etkiliydi; 2006'da yayımlanan Sumerian Lexicon gibi kaynaklar dili meraklılar için de erişilebilir kıldıkça yanlış çeviriler daha kolay görülür oldu.
Etkisi popüler kültürde de belirgindir. Roland Emmerich'in 1994 yapımı Yıldız Geçidi filmi ve 2009 tarihli The Conduit video oyunu kimi fikirlerini Sitchin'den aldı; senarist Roberto Orci, Cowboys & Aliens filmindeki altın peşindeki kötü uzaylıların Sitchin'in Anunnaki tasvirinden esinlendiğini söyledi. Bazı yazarlar Raelizm gibi dinî akımlarda da izlerini görür. 2016'da Irak Ulaştırma Bakanı Kazem Finjan, Sümerlerin 5.000 yıl önce Dhi Qar bölgesinde uzay gemisi fırlatmak için bir havalimanı kullandığını söylerken Sitchin'in çalışmalarına dayandı.
Bilim iletişimcileri için Sitchin, bir iddianın ne kadar çok satıldığıyla ne kadar doğru olduğu arasında ilişki olmadığının öğretici bir örneğidir. Benzer iddia kitapları için Tanrıların Parmak İzleri ve Bermuda Şeytan Üçgeni sayfalarına da bakılabilir.















