Eloiler kimdir? Zaman Makinesi'nin çocuksu gelecek insanları
Eloiler, H. G. Wells'in Zaman Makinesi'nde 802.701 yılında yer üstünde yaşayan, küçük, güzel ve savunmasız insan soyu. Weena'nın halkı, ada cüceleşmesi ve Flores insanıyla bilime bağlanıyor.
- Tür
- Diğer
- Geçtiği eser
- Zaman Makinesi (The Time Machine, 1895)
- Yaratıcısı
- H. G. Wells
- İlk göründüğü yıl
- 1895
- Canlandıran
- Mary Donn (Weena, BBC, 1949), Yvette Mimieux (Weena, 1960), Priscilla Barnes (Weena, 1978), Samantha Mumba (Mara, 2002)
- Kitabı
- Sayfasını aç →
Eloiler kimdir? Eloiler, H. G. Wells'in 1895 tarihli Zaman Makinesi romanında 802.701 yılında yer üstünde yaşayan, insan soyundan türemiş küçük, güzel ve çocuksu kurgusal bir türdür. Çalışmazlar, meyveyle beslenirler, merak ve çaba nedir bilmezler; tek korktukları şey karanlıktır. Romanın kahramanı onları, kendi çağındaki varlıklı sınıfın yüzbinlerce yıl süren bir rahatlık içinde zayıf düşmüş torunları olarak yorumlar. Yer altındaki Morloklar onları besler, giydirir ve sonunda avlar. En tanınmış Eloi, Zaman Yolcusu'nun boğulmaktan kurtardığı Weena'dır.
Romanda nasıl anlatılır?
Zaman Yolcusu geleceğe vardığında ilk karşılaştığı canlılar Eloilerdir. Boyları yaklaşık dört ayak, yani 1,2 metre kadardır. Saçları kıvırcıktır ve yüzlerinde hiç kıl yoktur; kulakları çok küçük, ağızları küçük ve dudakları ince ve kırmızı, çeneleri sivri, gözleri iri ve yumuşak bakışlıdır. Bedenleri güzel ama şaşırtıcı derecede güçsüzdür. Zaman Yolcusu, gelecekteki insanların bilgide ve sanatta kendi çağını çok geride bırakmış olmasını beklerken, Eloilerden birinin ona gök gürültüsüyle Güneş'ten mi geldiğini sorduğunu görür ve onların zihinsel düzeyini beş yaşındaki bir çocuğunkine benzetir.
Eloiler yıkılmaya yüz tutmuş büyük yapılarda, kalabalık gruplar hâlinde yaşar ve uyur. Bulaşıcı hastalıklar, yabani otlar ve mantarlar çoktan ortadan kalkmıştır; beslenmeleri tümüyle meyveye dayanır. Dilleri yumuşak, akıcı seslerden oluşur. Dikkatleri kısa sürer: yeni bir şeye hemen ilgi gösterir, sonra kısa sürede sıkılıp oyunlarına dönerler. Zaman Yolcusu onları en çok kayıtsızlıklarıyla şaşırtır: Weena nehirde akıntıya kapıldığında çevresindeki Eloilerden hiçbiri ona yardım etmeye kıpırdamaz. Karanlıktan, ayın görünmediği gecelerden ve kırlara dağılmış kuyulardan korkarlar; bu korkunun nedeni sonradan anlaşılır.
Adın kaynağı da tartışmalıdır. Nicholas Ruddick'in açıklamalı baskısı, sözcüğün İngilizcedeki seçkin, seçilmiş ve peri gibi anlamlara gelen sözcükleri ve İsa'nın çarmıhta seslendiği Aramice "Eloi" sözünü çağrıştırdığını belirtir. Ruddick'e göre Eloi adının yumuşak, akıcı sesi ile Morlok adının sert tınısı arasındaki fark, iki türün ayrışmasını dil düzeyinde de vurgular. Leon Stover'ın adı İbranice Elohim'e bağlayan yorumu ise dil bakımından zayıf bulunur.
Hangi eserlerde geçer?
Eloiler ilk kez Zaman Makinesi'nde göründü. Romanın The New Review dergisindeki tefrika metninde yer alıp kitaba alınmayan bir bölümde Zaman Yolcusu çok daha uzak bir gelecekte, tavşan ya da kanguru gibi zıplayan, insanınkine benzer elleri olan küçük otoburlarla karşılaşır; metin bunların Eloilerin torunları olabileceğini düşündürür. Bazı baskılar bu bölümü yeniden metne ekler. Yaygın bir görüşe göre Eloilerin bolluk içinde ve kaygısızca yaşayan bir topluluk olarak çizilmesinde William Morris'in 1890 tarihli ütopyası News from Nowhere'ın etkisi vardır; Wells'in tablosu ise ondan çok daha karanlıktır.
Weena sonraki yazarların en çok geri getirdiği karakter oldu. David J. Lake'in 1998 tarihli "The Truth About Weena" öyküsünde Zaman Yolcusu onu kurtarıp 1890'lara getirir. Hal Colebatch'in Time-Machine Troopers (2011) kitabında Weena'nın hayatta kaldığı ve bir Eloi direniş hareketine önderlik ettiği anlatılır. Ad, Wells'in evreni dışında da bir lakap olarak kullanıldı: Dan Simmons'ın Ilium romanında ve Greg Bear'ın Moving Mars romanında belirli insan gruplarına Wells'in yaratıklarına gönderme olarak "Eloi" denir.
Hikâyedeki yeri
Eloiler, Zaman Yolcusu'nun kuramlarını sınadığı ilk topluluktur. İlk izlenimi, insanlığın her sorunu çözdüğü, mülkiyetin, ailenin ve ekonominin ortadan kalktığı bir düzene ulaştığıdır. Ardından bir açıklama geliştirir: zekâ ve güç tehlike ve zorunluluk karşısında gelişir; hiçbir tehdidin kalmadığı bir dünyada bu özellikler gereksizleşir ve insanlar zayıflar. Morlokları keşfettikten sonra tabloyu yeniden çizer. Artık Eloileri, yer altındaki işçilerin sırtından yaşamış bir aristokrasinin çökmüş torunları olarak görür; Eloiler bu ilişkide efendi olmaktan çıkmış, besi hayvanı konumuna düşmüştür.
Weena hikâyeye duygusal ağırlığını verir. Zaman Yolcusu onu kurtardıktan sonra küçük kız ondan ayrılmak istemez ve geleceğin dünyasında onun yol arkadaşı olur. Karanlıktan duyduğu korkunun nedenini Zaman Yolcusu ancak Morlokları tanıdıktan sonra anlar. Zaman Yolcusu onu kendi çağına götürmeyi düşünür ve birlikte Yeşil Porselen Sarayı denen eski müzeye doğru yola çıkarlar.
Bu bölüm eserin sonunu da anlatır. Dönüş yolunda ormanda geceyi geçirmek zorunda kalırlar; Morlokların saldırısı sırasında Weena bayılır. Morlokları uzak tutmak için yakılan ateş büyük bir orman yangınına dönüşür ve Weena bu kargaşada kaybolur. Zaman Yolcusu kendi çağına döndüğünde anlattıklarının tek kanıtı, Weena'nın onun cebine koyduğu iki beyaz çiçektir. Romanın anlatıcısı bu kurumuş çiçekleri saklar ve onları, akıl ile güç kaybolduğunda bile insan yüreğinde minnet ve şefkatin yaşadığının kanıtı olarak görür.
Canlandıranlar
BBC'nin 1949'daki canlı televizyon oyununda Weena'yı Mary Donn oynadı. George Pal'ın 1960 filminde ise rol, daha önce hiç oyunculuk deneyimi olmayan Yvette Mimieux'ye verildi. Pal onu ilk deneme çekiminde gördüğü saf havası nedeniyle istemişti; stüdyo MGM başta itiraz etse de Pal'ın ısrarıyla ikinci bir deneme çekiminden sonra rolü aldı ve bu film onun çıkış yapımı oldu. Filmde Eloiler günümüz insanına benzeyen, küçük yapılı, sarışın ve mavi gözlü gençler olarak gösterilir; romandan farklı olarak sonunda Zaman Yolcusu'nun cesaretlendirmesiyle Morloklara karşı koyarlar.
1978 televizyon filminde Weena'yı Priscilla Barnes canlandırdı; bu uyarlamada Weena'nın Ariel adında bir de erkek kardeşi vardır. 2002 filminde Weena'nın yerini Samantha Mumba'nın ilk sinema rolü olan Mara aldı. Bu filmdeki Eloiler avcı-toplayıcı bir hayat süren, farklı etnik kökenlerin karışımı gibi görünen bir topluluktur ve İngilizceyi eski bir taş dil olarak korur. Radyoda da Eloiler birçok kez seslendirildi: 1997'deki sesli dramada Eloileri John de Lancie'nin oğulları Owen ve Keegan, 2009'daki BBC Radio 3 uyarlamasında Weena'yı Jill Crado seslendirdi.
Karakterin arkasındaki bilim
Eloilerin küçülmüş bedenleri, gerçek evrimde iyi bilinen bir olguyu andırır. Biyologların ada kuralı ya da Foster kuralı dediği eğilime göre bazı türler kaynakları sınırlı ortamlarda küçülür, avcıların az olduğu yerlerde ise büyür. Memeli biyoloğu J. Bristol Foster 1964'te 116 ada türünü anakaradaki akrabalarıyla karşılaştırdı; kural 1973'te Leigh Van Valen tarafından bu çalışmaya dayanarak tanımlandı. Küçük adalarda normal mamutlardan cüce mamutlar evrildi; benzer yollar fillerde, su aygırlarında, geyiklerde ve insanlarda da görüldü.
İnsandaki en çarpıcı örnek, Endonezya'nın Flores Adası'nda yaşamış Homo floresiensis'tir. 2003'te Liang Bua mağarasında bulunan LB1 adlı iskeletin boyu yaklaşık 1,06 metre olarak hesaplandı; bu, romandaki Eloilerin boyuna oldukça yakındır. Bu türün atalarının adaya yaklaşık 1–1,27 milyon yıl önce ulaştığı düşünülüyor ve küçük bedenin ada cüceleşmesinin sonucu olduğu bugün genel olarak kabul görüyor. Adadaki Mata Menge bölgesinde bulunan daha eski kalıntılar yaklaşık 700 bin yıl öncesine tarihleniyor. Yani bir insan soyunun yüzbinlerce yıl içinde belirgin biçimde küçülmesinin gerçek bir örneği var. Wells'in öngördüğü yaklaşık 800 bin yıllık süre ise kendi türümüzün bütün geçmişinden uzundur: Homo sapiens yaklaşık 300 bin yıl önce ortaya çıktı.
Eloilerin zihinsel gerilemesi ise biyolojiden çok döneminin bir fikrine dayanır. Wells, Londra'daki Normal School of Science'ta Thomas Henry Huxley'den biyoloji okumuştu. Öğretmenlerinden zoolog Ray Lankester, 1880'de evrimin her zaman ilerleme demek olmadığını, bazı canlıların kolay koşullarda daha basit biçimlere doğru da değişebileceğini savunan bir kitap yayımlamıştı. Lankester ve Wells bu düşünceyi insan toplumuna da uygulayıp reform çağrısı için kullandılar. Bugünkü biyoloji evrime bir yön ya da amaç biçmez; bir özelliğin kaybolması da kazanılması gibi çevreye uyumun bir sonucudur. Rahat bir yaşamın bir türü kendiliğinden aptallaştıracağı fikri ise kanıtlanmış bir yasa değil, Wells'in toplumsal eleştirisinin bir parçasıdır.
Kültürdeki etkisi
Eloiler zamanla, rahatlık içinde düşünmeyi bırakmış insanlar için kullanılan bir benzetmeye dönüştü. J. R. R. Tolkien 1939 tarihli "On Fairy-Stories" denemesinde Eloiler ve Morloklardan söz ederek, insan türünün ikiye bölünmesinin ne kadar ürkütücü bir sonuç olabileceğini örnekledi. Neal Stephenson, işletim sistemleri ve modern kültür üzerine yazdığı In the Beginning... was the Command Line denemesinde Wells'in geleceği ile günümüz Amerikan kültürü arasında benzerlikler kurdu. İki türün hikâyesi, Wells'in çağındaki sanayi Londra'sında sermaye sahipleri ile emekçiler arasındaki ayrımın bir alegorisi olarak okunmaya devam ediyor. Eloilerin kaygısız ama savunmasız hayatı, ütopya ile distopya arasındaki çizginin ne kadar ince olabileceğini gösteren en bilinen bilimkurgu tablolarından biri olarak kaldı.
Başka karakterlerTümü →
Väinämöinen kimdir? Kalevala'nın şarkılarıyla büyüleyen bilge ozanıKalevala (Elias Lönnrot, 1835; genişletilmiş 1849)
Rama nedir? Rama ile Randevu'nun 50 km'lik dev uzaylı gemisiRama ile Randevu (Rendezvous with Rama, 1973)
Şrayk (Shrike) kimdir? Hyperion'un Zaman Mezarları'ndaki yaratıkHyperion (1989)
Morloklar kimdir? Zaman Makinesi'nin yer altında yaşayan yaratıklarıZaman Makinesi (The Time Machine, 1895)
Gül kimdir? Küçük Prens'in asteroidinde bıraktığı çiçekKüçük Prens (Le Petit Prince, 1943)
Tilki kimdir? Küçük Prens'e evcilleştirmeyi öğreten dostKüçük Prens (Le Petit Prince, 1943)











