Sinbad kimdir? Binbir Gece'nin yedi kez denize açılan denizcisi
Sinbad, Binbir Gece Masalları'na sonradan eklenen yedi yolculuk hikâyesinin Bağdatlı denizcisi; adı bugün Satürn'ün uydusu Enceladus'taki bir kraterde ve asteroit kuşağında yaşıyor.
- Tür
- İnsan
- Geçtiği eser
- Denizci Sindbad'ın Yedi Yolculuğu, Binbir Gece Masalları (Elf Leyle ve Leyle; bilinen en eski yazmalar 17. yüzyıl)
- Yaratıcısı
- Anonim (Arap anlatı geleneği)
- İlk göründüğü yıl
- 17. yüzyıl
- Canlandıran
- Douglas Fairbanks Jr. (1947), Kerwin Mathews (1958), John Phillip Law (1973), Patrick Wayne (1977), Brad Pitt (ses, 2003), Elliot Knight (2012)
- Kitabı
- Sayfasını aç →
Sinbad kimdir? Sinbad (Sindbad; Arapça adıyla es-Sindibâd el-Bahrî, yani "Denizci Sindbad"), Binbir Gece Masalları'na sonradan katılan bir yolculuk dizisinin kahramanı olan kurgusal bir Bağdatlı tüccardır. Hikâyeye göre Abbasi halifesi Harun Reşid'in (786-809) döneminde yaşar. Afrika'nın doğusundaki ve Asya'nın güneyindeki denizlere yedi kez açılır; gemisi neredeyse her seferinde batar. Dev kuşlarla, insan yiyen devlerle, fil yutan yılanlarla ve tuhaf adalarla karşılaşır ama her yolculuktan daha zengin döner. Bugün dünya edebiyatının en tanınmış maceracı denizcilerinden biridir.
Hangi eserlerde geçer?
Sinbad hikâyelerinin kökeni kesin olarak bilinmiyor. Binbir Gece'nin 14. ile 17. yüzyıllar arasına tarihlenen erken Arapça yazmalarında bu hikâyeler yer almaz. Araştırmacılara göre ayrı bir anlatı olarak doğdular ve 17. yüzyılın başlarından itibaren derlemeye eklendiler. Bilinen en eski Sinbad yazmaları 17. yüzyıla aittir, ama anlatı daha eskidir. 19. yüzyıl araştırmacıları onu 9. ile 13. yüzyıllar arasına tarihlemişti. Fransız tarihçi Jean-Claude Garcin ise ilk biçimlerin 14. yüzyılın sonunda bir araya geldiğini, en bilinen sürümlerin de 16. ve 17. yüzyıllarda biçimlendiğini savunur.
Hikâyeler, Abbasi döneminde Arap ve Müslüman tüccarların yeni ticaret yolları aradığı, Hint Okyanusu'na açıldığı bir dünyayı yansıtır. Avrupa'ya Antoine Galland'ın Fransızca Binbir Gece çevirisiyle ulaştılar. ABD'de 1794'te Philadelphia'da Sinbad'ın yolculukları ile Alaaddin masalı aynı ciltte yayımlandı. En bilinen tam İngilizce çeviri ise Richard Burton'ın 1885'te yayımlanan Binbir Gece çevirisinin altıncı cildinde yer alır. Burton çevirisinin numaralandırmasında Sinbad'ın ikinci yolculuğu, Şehrazat'ın 549. gecesine denk gelir.
Hikâyedeki yeri
Sinbad dizisinin de kendi çerçeve hikâyesi vardır. Bağdat'ta yoksul bir hamal, zengin bir tüccarın kapısı önünde dinlenirken dünyanın adaletsizliğinden yakınır. Evin sahibi onu içeri çağırır; ikisinin de adı Sinbad'dır. Zengin Sinbad, servetini kolayca kazanmadığını göstermek için yedi yolculuğunu art arda anlatır ve hamala her gün hediye verir.
Yolculukların ana hatları kısaca şöyledir:
- Birinci yolculuk: Tayfaların ada sanıp üzerinde ateş yaktığı yer aslında uyuyan dev bir balinadır. Balina dalınca Sinbad denizde kalır ve bir adanın kralının hizmetine girer.
- İkinci yolculuk: Issız bir adada rok denen dev kuşun yuvasını bulur. Kuşun ayağına sarığıyla bağlanıp elmaslarla dolu bir vadiye taşınır ve oradan servetle döner.
- Üçüncü yolculuk: Basra'dan yola çıkar. Tayfaları birer birer yiyen dev bir yaratığın eline düşer; Burton bu devin Homeros'un Polifemos'una çok benzediğini not eder.
- Dördüncü yolculuk: Eşinin ölümü üzerine dul kalan eşin de onunla gömüldüğü bir ülkeye düşer ve bir mezar mağarasından güçlükle kurtulur.
- Beşinci yolculuk: Tayfaları bir rok yumurtasını kırar, öfkelenen kuşlar gemiyi kayalarla batırır. Sinbad omzuna binip onu bırakmayan "Denizin Yaşlı Adamı"ndan kurnazlıkla kurtulur.
- Altıncı yolculuk: Gemisi sarp kayalıklarda parçalanır. Bir mağaranın içinden akan yer altı ırmağına bindirdiği salla Serendib krallığına (bugünkü Sri Lanka) ulaşır.
Bu bölüm eserin sonunu da anlatır. Yedinci yolculukta Sinbad bir kez daha karaya vurur, ayda bir kuşa dönüşen insanların şehrine ulaşır ve sonunda eşiyle Bağdat'a dönerek bir daha yolculuğa çıkmamaya karar verir. Burton'ın verdiği başka bir sürümde ise Harun Reşid onu Serendib kralına hediye götürmekle görevlendirir; dönüşte köle olarak satılan Sinbad, fillerin mezarlığını bulunca özgürlüğüne kavuşur. Bazı nüshalar hamal Sinbad'a verilen son bir hediyeyle çerçeve hikâyeye geri döner.
Canlandıranlar
Sinbad, uyarlamalarda çoğunlukla başına iş gelen bir tüccar olarak değil, macera arayan gözü kara bir kaptan olarak çizilir. Bilinen başlıca canlandırmalar şunlardır:
- Douglas Fairbanks Jr., Sinbad the Sailor (1947). Film, Sinbad'ın "sekizinci" yolculuğunu anlatır.
- Kerwin Mathews, The 7th Voyage of Sinbad (1958). Nathan Juran'ın yönettiği film, adına rağmen daha çok üçüncü ve beşinci yolculuklardan yararlanır. 2008'de ABD Kongre Kütüphanesi'nin Ulusal Film Kaydı'na seçildi.
- John Phillip Law, The Golden Voyage of Sinbad (1973), ve Patrick Wayne, Sinbad and the Eye of the Tiger (1977).
- Brad Pitt (ses), DreamWorks'ün animasyon filmi Sinbad: Legend of the Seven Seas (2003).
- Elliot Knight, Sky1'da 2012'de yayımlanan Sinbad dizisi.
1958, 1973 ve 1977 filmlerinin yaratıklarını, durdur-hareket (stop-motion) tekniğinin ustası Ray Harryhausen canlandırdı. Harryhausen'in aynı yapımcıyla çektiği filmler arasında, H. G. Wells uyarlaması First Men in the Moon (1964) de vardır; bu romanın dalgın mucidi Cavor'ı ayrı bir sayfada anlattık. Türkiye'de de 1971'de Muharrem Gürses'in yazıp yönettiği Şehzade Sinbad Kaf Dağında çekildi.
Karakterin arkasındaki bilim
Satürn'ün uydusunda Sinbad'ın haritası
Sinbad'ın adı Satürn'ün buzlu uydusu Enceladus'ta yaşıyor. Bu uydunun yüzey şekillerine Burton'ın Binbir Gece çevirisindeki kişi ve yer adları veriliyor. Kuzey yarımkürede, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun (USGS) gezegen adları kataloğuna göre yaklaşık 29 kilometre çapında bir Sindbad krateri bulunuyor. Krater ilk kez 1981'de Satürn'ün yanından geçen Voyager 2'nin görüntülerinde görüldü, güney kenarını sonradan Cassini de çekti. Kraterin içini kubbe biçiminde bir kabarıklık kaplıyor. Bilim insanları bunu "viskoz gevşeme" ile açıklıyor: Buz kabuk yeterince ılık olduğunda çok yavaş akar ve kraterin tabanı zamanla yukarı doğru kabarır.
Sinbad'ın yolculuklarındaki yerler de uydunun haritasında. Yaklaşık 200 kilometre genişliğindeki Sarandib Planitia ovası, adını Sinbad'ın altıncı yolculukta ulaştığı Serendib'den, yani Sri Lanka'nın eski Arapça-Farsça adından alıyor. Bu ovada 1 kilometreden büyük yalnızca 20 kadar krater sayıldı; bu da onu Enceladus'un en genç yüzeylerinden biri yapıyor. Haritada Bağdat'ın adını taşıyan Baghdad Sulcus adlı bir oluk, Basra'nın adını taşıyan Bassorah Fossa adlı bir hendek de var. Yaklaşık 500 kilometre çapındaki Enceladus, NASA'ya göre Güneş Sistemi'nin en çok ışık yansıtan cismidir. Cassini 2005'te güney kutbundan saniyede yaklaşık 400 metre hızla fışkıran su buharı ve buz taneleri keşfetti. Bu püskürmeler buz kabuğun altında tuzlu bir okyanus olduğunu gösterdi.
41488 Sindbad asteroidi
Gökyüzünde bir de 41488 Sindbad var. NASA JPL'nin küçük cisimler veri tabanına göre bu asteroidi John Broughton 29 Ağustos 2000'de Reedy Creek'te keşfetti. Asteroit, asteroit kuşağının dış kesiminde, Güneş'ten ortalama 3,96 astronomik birim uzakta dolanıyor ve bir turunu yaklaşık 7,9 yılda tamamlıyor. Çapı yaklaşık 18 kilometre, kendi çevresinde bir dönüşü 8 saat kadar sürüyor. Yüzeyi koyu: Üzerine düşen ışığın yalnızca yüzde 7 kadarını yansıtıyor.
Abbasi denizcileri yönlerini yıldızlarla buluyordu
Masalın denizciliği tamamen hayal ürünü değil. Sinbad'ın yaşadığı varsayılan dönemden yaklaşık bir yüzyıl sonra, 9. yüzyılın sonunda Arap denizcileri kamal adlı basit bir gökbilim aleti geliştirdi; 10. yüzyıldan itibaren de Hint Okyanusu'nda kullandılar. Kamal, üzerinde eşit aralıklı düğümler olan bir ipe bağlı küçük, dikdörtgen bir tahtadır. Denizci ipin ucunu dişleriyle tutar, tahtanın alt kenarını ufka, üst kenarını Kutup Yıldızı'na denk getirir ve düğümleri sayarak yıldızın yüksekliğini ölçer. Kutup Yıldızı gök kutbuna çok yakın olduğu için ufuktan yüksekliği, gözlemcinin bulunduğu enleme hemen hemen eşittir. Böylece kamal, bilinen en eski enlem seyrini mümkün kıldı. Tahta küçük olduğundan, Kutup Yıldızı'nın ufka yakın durduğu ekvator yakınındaki denizlerde özellikle işe yarıyordu.
Rok kuşu ve gerçek dev kuşlar
Sinbad'ı vadiye taşıyan rok, Orta Doğu efsanelerinde filleri kaldırabilen dev bir yırtıcı kuştur. Marco Polo da bu kuştan söz eder. 19. yüzyılda bazı yazarlar efsanenin Madagaskar'da yaşamış fil kuşlarına dayandığını öne sürdü, ancak bu görüş tartışmalıdır. Gerçek fil kuşları uçamayan, otçul kuşlardı ve büyük olasılıkla insan etkisiyle 1000 yılı civarında yok oldular. Türlerinden Aepyornis maximus belki de yaşamış en büyük kuştu; yumurtaları, amniyotlar (sürüngenler, kuşlar ve memeliler) arasında bilinen en büyük yumurtalardır. Yani gerçek dev kuş vardı, ama masaldaki gibi uçamıyor ve fil avlamıyordu.
Kültürdeki etkisi
Sinbad'ın adı yüzyıllardır özgürce ödünç alınıyor. Alexandre Dumas'nın Monte Kristo Kontu'nda Edmond Dantès'in kullandığı takma adlardan biri "Denizci Sinbad"dır. James Joyce Ulysses'te adı bir karakterin lakabı yapar. Edgar Allan Poe'nun "Şehrazat'ın Bin İkinci Masalı" öyküsünde Sinbad sekizinci bir yolculuğa çıkar ve karşılaştığı harikaların gerçek bilimsel olgular olduğu dipnotlarda açıklanır. Rimski-Korsakov'un Şehrazad süitinde de dalgalı deniz ve Sinbad'ın gemisi müzikle anlatılır.
Sinbad'ın altıncı yolculuğunda vardığı ada bilim dünyasına bir kelime de kazandırdı. İngiliz yazar Horace Walpole, 1754'te Serendib'in üç prensini anlatan bir Fars masalından esinlenerek serendipity kelimesini türetti. Kelime, aranmadan bulunan şanslı keşifler için kullanılır; bilim tarihinde penisilin bunun en bilinen örneklerinden biri sayılır. Biyologlar da bir parazit solucanın (Schistosoma mansoni) genomunda bulunan hareketli bir DNA parçasına Sinbad adını verdi; bu tür genetik ögelere gezgin adları verilmesi gelenektir. Kısacası Sinbad, Bağdat limanından çıkıp bir yandan bir uydunun buzlu ovasına, bir yandan da genom haritalarına kadar uzanmış bir gezgin.
Başka karakterlerTümü →
Jazz Bashara kimdir? Artemis'in Ay'daki kaçakçı anlatıcısıArtemis (2017)
Louhi kimdir? Kalevala'da Güneş'i ve Ay'ı saklayan Pohjola hanımıKalevala (Elias Lönnrot, 1835; genişletilmiş 1849)
Ilmarinen kimdir? Kalevala'nın göğü ve Sampo'yu döven demircisiKalevala (Elias Lönnrot, 1835; genişletilmiş 1849)
Alaaddin kimdir? Sihirli lambanın cinini bulan yoksul gençAlaaddin ve Sihirli Lamba, Antoine Galland'ın Binbir Gece çevirisi, 9.-10. ciltler (1710)
Şehrazat kimdir? Binbir Gece Masalları'nın ölümü erteleyen anlatıcısıBinbir Gece Masalları (Elf Leyle ve Leyle; çerçeve hikâye 12. yüzyılda yerleşik)
Deli Dumrul kimdir? Dede Korkut'ta Azrail'e meydan okuyan yiğitDede Korkut Kitabı (Kitâb-ı Dedem Korkut, yazıya geçişi 14.-15. yüzyıl)











