Hidrostatik denge
Hidrostatik denge, kütleçekiminin içe çekişiyle iç basıncın dışa itişinin dengelendiği durumdur; yıldızların kararlılığını ve gezegenlerin neden yuvarlak olduğunu açıklar.
- İngilizce karşılığı
- Hydrostatic equilibrium
- İlgili alan
- Astrofizik
Hidrostatik denge, bir akışkanın ya da uzun zaman ölçeklerinde akışkan gibi davranabilen bir katının, kütleçekimi gibi dış kuvvetleri basınç farkından doğan bir kuvvetle dengelediği durumdur. Kısacası her katman, üstündeki malzemenin ağırlığını altındaki basınçla taşır. Bu basit fikir hem yıldızların neden çökmeden ışıyabildiğini hem de büyük gök cisimlerinin neden yuvarlak olduğunu açıklar.
Nasıl işler?
Bir havuzda derine indikçe kulaklarınızda hissettiğiniz basınç artar, çünkü derindeki su üstündeki bütün suyun ağırlığını taşımak zorundadır. Bu ilişki dP = −ρ·g·dh biçiminde yazılır: yükseklikteki küçük bir değişimin (dh) basınçta yarattığı değişim (dP), yoğunluk (ρ) ile kütleçekim ivmesinin (g) çarpımıyla orantılıdır. Eksi işareti, yukarı çıktıkça basıncın düştüğünü söyler.
Aynı ilke Dünya atmosferinde de geçerlidir. Hava basıncı yükseklikle azalır ve bu basınç farkı havayı yukarı iten bir kuvvet doğurur; kütleçekimi ise havayı aşağı çeker. Büyük ölçeklerde bu denge yüzde 1 duyarlılıkla korunur, bu yüzden hidrostatik denge meteorolojide büyük ölçekli hesapların temel varsayımlarından biridir.
Yıldızlarda hidrostatik denge
Bir yıldız, kendi kütleçekimi altında çökmeye çalışan dev bir gaz küresidir. Bir ana kol yıldızı kararlı kalır, çünkü içeriden dışarıya azalan basıncın yarattığı kuvvet, üstteki katmanların ağırlığını tam olarak karşılar. Bu basıncı yıldızın türüne göre farklı kaynaklar sağlar: sıcak gazın ısıl basıncı, ışınım basıncı ve beyaz cücelerde olduğu gibi yozlaşmış elektronların basıncı. Yıldızın çekirdeğinde yakıt tükendiğinde enerji üretimi değişir, denge bozulur ve yıldız yeni bir denge bulana kadar büzülür ya da genişler. Yozlaşmış elektron basıncının taşıyabileceği kütlenin bir üst sınırı vardır; bu sınır Chandrasekhar sınırı olarak bilinir.
Kavram yıldızlardan da büyük ölçeklerde işe yarar. Galaksi kümelerini dolduran çok sıcak gaz da kümenin kütleçekimiyle dengededir ve bu denge, kümenin merkezinde ne kadar gaz bulunabileceğini sınırlar.
Gezegenler neden yuvarlak?
Küçük bir kaya parçası düzensiz biçimini korur, çünkü kütleçekimi malzemenin sertliğini yenemeyecek kadar zayıftır. Cisim büyüdükçe kütleçekimi güçlenir; belli bir boyuttan sonra yüksek yerler zamanla aşağı doğru "akar", çukurlar dolar ve cisim yuvarlaklaşır. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), 24 Ağustos 2006'da Prag'da kabul ettiği tanımda bir gezegenin ve cüce gezegenin "hidrostatik denge (neredeyse yuvarlak) biçimini alacak kadar kütleye sahip" olmasını şart koştu. Gezegeni cüce gezegenden ayıran ölçüt ise yörüngesinin çevresini temizlemiş olmasıdır.
Geçiş sınırı malzemeye göre değişir. Buz, kayadan daha kolay biçim değiştirdiği için buzlu cisimler daha küçük boyutlarda yuvarlaklaşır:
- Satürn'ün buzlu uydusu Mimas (yaklaşık 396 km), denge biçiminde görünen en küçük cisim kabul edilir. Yine de NASA, Mimas'ın tam yuvarlak kalacak kadar büyük olmadığını ve hafif yumurtamsı olduğunu belirtir; yani tam sınırdadır.
- Neptün'ün uydusu Proteus (yaklaşık 420 km), belirgin biçimde düzensiz olan en büyük buzlu cisimdir. NASA, kutuya benzeyen bu uydunun biraz daha kütlesi olsa küreye dönüşebileceğini yazar.
- Kayalık asteroitler Vesta ve Pallas, 520 km dolayındaki boyutlarına rağmen denge biçiminde değildir; NASA Vesta'yı "neredeyse küresel" diye tanımlasa da yüzeyinde yaklaşık 500 km genişliğinde dev bir krater yer alır.
- Hidrostatik dengede olduğu doğrulanmış en küçük cisim, yaklaşık 950 km çaplı buzlu cüce gezegen Ceres'tir.

Büyüklük tek başına yetmez. Ekvatorunu 10 km yüksekliğinde dağ zinciri saran, yaklaşık 1.470 km çaplı Iapetus, hidrostatik dengeden belirgin biçimde sapar. Ay (3.474 km) ve Merkür (4.880 km) de ondan çok daha büyük oldukları hâlde tam denge biçiminde değildir.


Verileri göster
| Mimas (yaklaşık 396 km) | Sınırda, hafif yumurtamsı |
|---|---|
| Proteus (Neptün'ün uydusu) | Düzensiz, kutu benzeri |
| Vesta (asteroit) | Küreye yakın, dengede değil |
| Ceres (yaklaşık 952 km) | Hidrostatik dengede |
| Iapetus (yaklaşık 1.472 km) | Dengeden belirgin sapma |
Dönme ve basık şekiller
Dönen bir cisimde denge biçimi küre değil, kutuplardan basık bir elipsoittir. Dünya'nın ekvator çapı kutup çapından yaklaşık 43 km büyüktür. Hızlı dönen gaz devlerinde fark daha belirgindir: Satürn'ün ekvator yarıçapı 60.268 km, kutup yarıçapı ise 54.364 km'dir. Çok daha hızlı dönen cisimler üç eksenli bir elipsoide dönüşebilir. Yaklaşık 3,9 saatte bir dönen cüce gezegen Haumea uzamış bir yumurtayı andırır; ancak 2017'deki bir yıldız örtülmesi gözlemi, Haumea'nın şu anda gerçekten dengede olup olmadığını belirsizleştirdi. Ayrıntısı Haumea ve Makemake sayfasında. Gezegenine hep aynı yüzünü dönen uydularda ise gelgit kuvvetleri cismi gezegen yönünde hafifçe uzatır.
Sık karıştırılanlar
- Denge, hareketsizlik demek değildir: Bir yıldızın ya da gezegenin içinde akıntılar olabilir; hidrostatik denge, büyük ölçekte içe ve dışa yönelen kuvvetlerin birbirini götürdüğünü söyler.
- Yuvarlak olmak gezegen olmaya yetmez: Ceres dengede olduğu hâlde cüce gezegendir; Mimas gibi uydular yuvarlak olsa da bir gezegenin çevresinde dolandıkları için gezegen sayılmaz.
- Isıl denge ile karıştırmayın: Hidrostatik denge kuvvetlerin dengesidir; bir yıldızın ürettiği enerjiyle yaydığı enerjinin eşitliği ayrı bir kavramdır.












