2 Kasım 2026, PazartesiAra

Uzay haberleri: fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel gelişmeler

Bugün uzayda, Sıradaki fırlatma: Electron fırlatması: The Sea God Surveys (iQPS Launch 9)2 Kasım 2026, 19:41
Bilim ve Astrofizik

Uzay kayaları havada buharlaşmıyor: 75 göktaşı düşüşü yedi evreli bir yolculuk gösterdi

SETI Enstitüsü'nün çalışmasına göre atmosfere giren kayaların kütle kaybını buharlaşma değil, önce erime sonra parçalanma belirliyor. Bulgu, tehlikeli asteroitlerin hava patlamalarını anlamaya da yardım ediyor.

Bilim ve AstrofizikSETI Enstitüsü / Meteoritics & Planetary Science
Uzay kayaları havada buharlaşmıyor: 75 göktaşı düşüşü yedi evreli bir yolculuk gösterdi

Dünya atmosferine giren bir uzay kayasının "yanıp bittiği" yaygın bir inanış. SETI Enstitüsü ve NASA Ames Araştırma Merkezi'nden meteor astronomu Peter Jenniskens'in yönettiği çalışma ise tablonun farklı olduğunu gösteriyor: Kayaların kütle kaybını belirleyen şey buharlaşma değil, önce erime, ardından parçalanma. Meteoritics & Planetary Science dergisinde Ağustos 2026'da yayımlanan çalışma, video ve fotoğrafla kaydedilmiş, parçaları sonradan bulunup laboratuvarda sınıflandırılmış 75 göktaşı düşüşünü inceliyor.

Meteor, ateş topu, göktaşı

Uzaydan gelen bir kaya havaya girdiğinde gökte bıraktığı ışık izine meteor ya da halk arasında "kayan yıldız" deniyor; çok parlak olanlar ateş topu (bolid) olarak anılıyor. Yolculuğu atlatıp yere ulaşan parçalar ise göktaşı (meteorit). Jenniskens'in ifadesiyle araştırmacılar uzun süre katı kayaların hava çarpışmasının yarattığı büyük ısı ve parlak ışık içinde buharlaştığını düşünüyordu. Ekip bu varsayımı, ateş toplarının parlaklığının irtifaya göre nasıl değiştiğini gösteren ışık eğrileri ve hız ölçümleriyle sınadı.

Yedi evre

Araştırmacılar her ateş topunun yedi ayrı evreden geçtiğini ve her evrede farklı bir fiziksel sürecin baskın olduğunu belirledi:

  1. Şok dalgası: Yüksek atmosferde hava, kayanın önünde şok dalgası oluşturacak kadar yoğunlaşıyor. Kaya ve çevresindeki gaz ısınıp ışımaya başlıyor; gördüğümüz meteor budur.
  2. Kademeli parlama: Kaya daha yoğun havaya girdikçe parlaklaşıyor. Bazılarındaki düzenli parlaklık dalgalanmaları kayanın döndüğünü ele veriyor; incelenenlerin en hızlıları bir turu 0,5 ile 5 saniye arasında tamamlıyordu.
  3. Erime başlıyor: Meteor ateş topuna dönüşüyor ve kütle kaybının ana süreci erime oluyor. Hava akışı yüzeydeki erimiş maddeyi sıyırıyor; kopan damlacıklar kayadan ayrıldıktan sonra buharlaşıyor.
  4. Dengeli erime: Yaklaşık 60 kilometre irtifada erime görece bir dengeye oturuyor; parlaklık ya sabit kalıyor ya da düzenli artıyor. Araştırmacılara göre erime tek başına kayanın ilk kütlesinin yüzde 40'ına kadarını götürebiliyor.
  5. Parçalanma: Artan hava basıncı kayayı çatlatıyor; kopan parçalar tekrarlayan parlamalar üretiyor. Kaya bu evrede hızla küçülüyor ve belirgin biçimde yavaşlıyor; ne kadar çok parçalanırsa o kadar hızlı yavaşlıyor.
  6. Son kırılma: Ana kayanın arka bölümü de dağılınca parlak bir parlama oluşuyor ve parçalar daha yüksek göreli hızlarla saçılıyor. Meteor artık çok yavaşladığından bu son parlamalar genellikle kırmızı görünüyor; oysa inişin daha önceki bölümlerinde parlak yeşil tonlar sık görülüyor.
  7. Karanlık uçuş: Parçalar ışık saçmayacak kadar yavaşlayana dek erime ve parçalanma sürüyor. Erime durduğunda yüzeyde ince bir füzyon kabuğu kalıyor; kararan parçalar rüzgârla rotalarından sapabilerek yere düşüyor.

Beklenenden erken kırılma

Çalışmanın en şaşırtıcı bulgularından biri parçalanmanın ne kadar erken başladığı. Ekibe göre kayalar, ön yüzlerine binen hava basıncı yeryüzünde bulunan göktaşlarında ölçülen dayanımın yalnızca beşte biri kadarına ulaştığında kırılmaya başlayabiliyor. Araştırmacılar atmosfere giriş sırasındaki ısınmanın ve kayanın uzayda geçirdiği eski çarpışmalardan kalan çatlakların bu zayıflığı açıklayabileceğini öne sürüyor; yani açıklama şimdilik bir öneri.

Kayanın biçimi parçaların nereye düşeceğini de etkiliyor. NASA Ames'ten ortak yazar Darrel Robertson'ın modellemesine göre arka kısım sağlam kaldıkça ana gövdenin ardında düşük basınçlı bir bölge oluşuyor ve küçük parçalar bu bölgeye doğru akıyor; bu yüzden küçük göktaşları yerde dar bir şerit boyunca toplanıyor. Jenniskens de geçmiş düşüşlerde yaklaşık 20 gramdan büyük göktaşlarının daha geniş bir alana saçıldığını ve birçoğunun özgün kayanın arka yüzüne yakın kısımlarından geldiğini belirtiyor.

Gezegen savunması için anlamı

Bulgular yalnızca küçük göktaşlarını değil, otomobil boyutundan bir mahalle büyüklüğüne kadar olan ve atmosferde güçlü patlamalara yol açabilen asteroitleri anlamak için de önemli. Jenniskens'e göre onlarca metreye kadar olan asteroitler, daha büyük "moloz yığını" asteroitlere göre daha hızlı döndükleri için çoğunlukla tek parça katı kayalar; 2013'te Rusya'nın Çelyabinsk kenti üzerinde hava patlamasına yol açan 20 metrelik asteroit de aynı evrelerden geçti. Farklı türde kayaların hangi irtifada hangi evreye girdiğini bilmek, bu tür hava patlamalarının modellerini iyileştirebilir.

Süreci laboratuvarda tümüyle yeniden üretmek de mümkün değil. Eski NASA Ames araştırmacısı Eric Stern, doğal atmosfere girişteki hızlarda oluşan ışınım miktarının laboratuvarda sağlanamadığını hatırlatıyor. Bu nedenle kameralarla kaydedilen ve göktaşları bulunan düşüşler, sürecin anlaşılmasında temel veri kaynağı olmayı sürdürüyor; kaydedilen düşüş sayısı arttıkça yedi evreli modelin farklı göktaşı türlerinde sınanması da kolaylaşacak.

Bu haberi nasıl buldunuz?

İlk oyu siz verin

Google'da haber kaynağınızı Uzay Gündem olarak seçmek için tıklayın

Yorumlar

İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar okurlarımıza aittir. Hakaret, nefret söylemi ve reklam içeren yorumlar yayımlanmaz.

İlgili haberler

Çok okunanlar

  1. 18. kez uçan Falcon 9 iticisi, 27 Starlink uydusunu daha Kaliforniya'dan yörüngeye taşıdı
  2. Google'ın Suncatcher uydusu yörüngeden ilk yanıtını gönderdi: TPU'da yazılan bir haiku
  3. Haftanın fırlatmaları: Vandenberg'den USSF-432, Yeni Zelanda'dan Japon radar uydusu
  4. IRIS² uyduları için ilk anten siparişi: MDA, 66 uydulu ilk katmana dijital anten verecek
  5. Kasım 2026'da izlenecek uzay filmleri, dizileri ve belgeselleri: 5 yapım
  6. NVS-03 yörüngede: ISRO'nun navigasyon uydusu NVS-02'nin takıldığı ilk ateşlemeyi geçti

📚 Günün kitabıTümü →

This New Ocean (Swenson, Grimwood, Alexander): Mercury Projesi'nin NASA tarihiThis New Ocean (Swenson, Grimwood, Alexander): Mercury Projesi'nin NASA tarihiLoyd S. Swenson Jr.

Sıradaki fırlatmalarTümü →

Son haberler

  1. OSIRIS-REx Bennu'dan kalkarken 16 ton molozu yerinden oynatmış: Apophis'te bilerek yapılacakOSIRIS-REx Bennu'dan kalkarken 16 ton molozu yerinden oynatmış: Apophis'te bilerek yapılacak9 saat önce
  2. For All Mankind'daki gibi Ay'ın güney kutbunda su buzu var mı? Shackleton'ın karnesiFor All Mankind'daki gibi Ay'ın güney kutbunda su buzu var mı? Shackleton'ın karnesi15 saat önce
  3. SVOM 358 gama ışını patlaması yakaladı: Fransız-Çin uydusunun ekibine bilim ödülüSVOM 358 gama ışını patlaması yakaladı: Fransız-Çin uydusunun ekibine bilim ödülü15 saat önce
  4. Avuç içine sığan cam çip iki teleskobu birleştirdi: CHARIOT ilk yıldız saçaklarını yakaladıAvuç içine sığan cam çip iki teleskobu birleştirdi: CHARIOT ilk yıldız saçaklarını yakaladı15 saat önce
  5. NASA, Kennedy'de MAX POWER fuarını açıyor: Ay Üssü toplantısı ve X-59 sahnedeNASA, Kennedy'de MAX POWER fuarını açıyor: Ay Üssü toplantısı ve X-59 sahnede31 Ekim

Gökyüzü takvimiTümü →

🧩 Haftanın bulmacası

3. HaftaKare bulmaca · tarayıcıda çözünTüm bulmacalar →

🧰 Uzay araçları

Tüm uzay araçları →
Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar