Merkür'ün yüzeyi ve dev demir çekirdeği
Kraterli yüzeyi, yüzlerce kilometrelik sırtları, gizemli parlak çukurları ve gezegenin yarısından fazlasını dolduran demir çekirdeğiyle Merkür'ün içine ve dışına yakından bakış.
- Türü
- Gezegen
- Bulunduğu yer
- Güneş Sistemi
Merkür'ün yüzeyi ilk bakışta Ay'a benzer: her yer kraterlerle kaplıdır ve atmosfer olmadığı için milyarlarca yıllık çarpışma izleri silinmeden durur. Ama yakından bakınca bu küçük gezegenin Ay'dan çok farklı bir geçmişi olduğu anlaşılır. Merkür'ün kendine özgü yüzey şekilleri ve içindeki devasa demir çekirdek, gezegen bilimin hâlâ tam çözemediği bir hikâye anlatır.
İç yapı: neredeyse tamamı çekirdek
Bir gezegenin içini doğrudan göremeyiz. Bilim insanları bunun yerine gezegenin kütlesini, boyutunu, çekim alanındaki küçük düzensizlikleri ve dönerken nasıl salındığını ölçer. Bu verilerden iç yapıya dair bir model kurulur.
Merkür'ün ortalama yoğunluğu metreküp başına yaklaşık 5.429 kilogramdır; bu, kayalık bir gezegenden beklenenin çok üzerindedir. Modeller bunun nedenini açıkça gösterir: gezegenin içinde demirce zengin, olağanüstü büyük bir çekirdek vardır. Wikipedia'da derlenen ölçümlere göre çekirdeğin yarıçapı yaklaşık 2.020 kilometredir ve gezegen hacminin yüzde 57'sini kaplar. Karşılaştırma için, Dünya'nın çekirdeği gezegen hacminin yalnızca yüzde 17 kadarıdır. NASA'nın verdiği değer biraz daha yüksektir; kurum, çekirdek yarıçapını yaklaşık 2.074 kilometre, yani gezegen yarıçapının yüzde 85'i olarak verir. Farklılık, kullanılan modellere göre değişen tahminlerden kaynaklanır; ama sonuç aynıdır: Merkür, ince bir kayaç kabuğa sarılmış dev bir metal küre gibidir.
Çekirdeğin üzerindeki manto ve kabuk birlikte yaklaşık 400-420 kilometre kalınlığındadır. MESSENGER'ın verileri, çekirdeğin en azından bir kısmının sıvı olduğunu gösterdi. Bu sıvı demir tabakadaki hareketlerin, Merkür'ün zayıf ama küresel manyetik alanını ürettiği düşünülüyor.

Çekirdek neden bu kadar büyük?
Bu sorunun kesin bir yanıtı yok. Öne sürülen başlıca fikirler şunlardır:
- Dev çarpışma: Genç Merkür, şimdikinden daha büyük bir gezegen olabilir ve büyük bir çarpışmayla kayalık dış katmanlarının önemli bir kısmını kaybetmiş olabilir.
- Güneş'in ısısıyla buharlaşma: Gezegen oluşurken genç Güneş'in yoğun ısısı dış katmanlardaki kayaçların bir kısmını buharlaştırmış olabilir.
- Güneş bulutsusunun sürtünmesi: Gezegen oluşurken, genç Güneş'i çevreleyen gaz bulutunun sürtünmesi hafif kayaç parçacıklarını ayıklamış ve Merkür baştan metalce zengin malzemeyle büyümüş olabilir.
MESSENGER'ın bulguları bu tartışmayı karmaşıklaştırdı. Araç, Merkür'ün yüzeyinde potasyum ve kükürt gibi kolay buharlaşan elementlerin beklenenden fazla olduğunu ölçtü. Gezegen çok yüksek sıcaklıklara maruz kalmış olsaydı bu elementlerin büyük ölçüde kaybolması gerekirdi. Bu nedenle dev çarpışma ve buharlaşma açıklamaları zayıfladı ve bulgular üçüncü seçeneği destekler göründü; ancak bilim insanları verilerin daha fazla incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Yüzey: kraterler, düzlükler ve havzalar
Merkür'ün yüzeyi, Güneş Sistemi'nin ilk dönemindeki yoğun çarpışmaların izini taşır. Bu yoğun bombardımanın yaklaşık 3,8 milyar yıl önce sona erdiği düşünülüyor. Yüzeyde başlıca üç tür arazi ayırt edilir:
- Kraterler arası düzlükler: Görünen en eski yüzeydir; kraterlerin arasını dolduran, hafif dalgalı arazidir.
- Düz ovalar: Ay'daki karanlık "denizlere" benzeyen geniş, az kraterli alanlardır. Volkanik lav akıntılarıyla oluştukları düşünülüyor.
- Büyük çarpışma havzaları: Dev gök taşlarının açtığı çok halkalı çukurlardır.
Havzaların en ünlüsü Caloris'tir. Yaklaşık 1.550 kilometre çapındaki bu havza, gezegen çapının neredeyse üçte biri kadardır. Onu oluşturan çarpışma o kadar şiddetliydi ki, sarsıntı dalgalarının gezegenin tam karşı tarafında yeniden birleşip araziyi parçaladığı düşünülüyor. Caloris'in tam karşısındaki bu kırık, düzensiz bölgeye "tuhaf arazi" (Weird Terrain) adı verilmiştir. Diğer büyük havzalar arasında yaklaşık 400 kilometre genişliğindeki Tolstoj ve kenarı 625 kilometre çapındaki Beethoven bulunur.
Merkür'deki kraterlere sanatçıların, müzisyenlerin ve yazarların adları verilir; Tolstoj, Beethoven ve Rachmaninoff havzaları bu geleneğin örnekleridir.

Büzüşen gezegen: dev sırtlar
Merkür'ün yüzeyinde, Ay'da benzeri pek görülmeyen uzun ve kıvrımlı sırtlar vardır. Bilim insanları bunlara "lob biçimli dik yamaçlar" (lobate scarps) der. Bu sırtların bazıları yaklaşık 1.000 kilometre uzunluğa ve 3 kilometre yüksekliğe ulaşır.
Bu yapıların kaynağı, gezegenin soğumasıdır. Merkür'ün büyük demir çekirdeği soğudukça büzüşür ve üzerindeki kabuk, kuruyan bir elmanın kabuğu gibi kırışır. Kabuğun bir bölümü diğerinin üzerine itilir ve bu itilmeler yüzeyde dik basamaklar oluşturur. Tahminlere göre Merkür'ün yarıçapı tarihi boyunca 1 ile 7 kilometre arasında kısalmıştır. MESSENGER, daha önce görülmemiş küçük ve genç sırtlar da buldu; bu bulgu, gezegenin hâlâ büzüşüyor olabileceğini gösteriyor.
Gizemli parlak çukurlar
MESSENGER'ın en şaşırtıcı keşiflerinden biri, Merkür'e özgü "hollow" adı verilen yapılar oldu. Bunlar, kenarı olmayan, düz tabanlı, sığ çukur kümeleridir ve çoğu zaman çevrelerinde parlak bir hale bulunur. Mariner 10, 1974'te bazı kraterlerin içinde parlak lekeler görmüştü, ancak çözünürlüğü bunların ne olduğunu anlamaya yetmiyordu.
Bu çukurların, yüzeydeki uçucu maddelerin yoğun güneş ışınımı altında doğrudan gaza dönüşerek (süblimleşme) kaybolmasıyla oluştuğu düşünülüyor. Merkür'ün en genç yüzey şekilleri arasında yer alırlar; bu da gezegenin yüzeyinin jeolojik açıdan bugün de değişiyor olabileceğini düşündürür.
Volkanizma
Düz ovaların volkanik kökenli olduğu düşünülüyor. MESSENGER, patlamalı volkanizmanın bıraktığı piroklastik tortular da saptadı; yani bir zamanlar Merkür'de magma gazlarla birlikte yüzeye fışkırmıştı. Volkanik etkinliğin büyük olasılıkla gezegenin ilk 700-800 milyon yılı içinde sona erdiği düşünülüyor. Gezegen soğuyup büzüştükçe kabuk sıkıştı ve magmanın yüzeye çıkması zorlaştı.
Kutuplarda buz
Merkür'ün dönme ekseni neredeyse tam diktir. Bu nedenle kutuplara yakın bazı kraterlerin tabanı hiçbir zaman güneş ışığı almaz. Bu kalıcı gölgeli bölgelerde sıcaklık −170 °C'nin altında kalır ve su buzu milyarlarca yıl boyunca dayanabilir. Dünya'dan yapılan radar gözlemleri bu kraterlerde parlak yansımalar saptamıştı. MESSENGER, kuzey kutbundaki kraterlerde su buzu ve organik bileşikler bulunduğuna dair güçlü kanıtlar sundu. Tahminlere göre kutuplarda 10¹⁴ ile 10¹⁵ kilogram arasında buz bulunabilir.
Ekzosfer: atmosferin hayaleti
Merkür'ün gerçek anlamda bir atmosferi yoktur. Yüzeyin hemen üzerinde, atomların birbirine neredeyse hiç çarpmadığı son derece seyrek bir gaz örtüsü bulunur. Bu ekzosferde hidrojen, helyum, oksijen, sodyum, kalsiyum, potasyum ve magnezyum gibi elementler saptanmıştır. Bu atomlar, güneş rüzgârının ve küçük gök taşı çarpmalarının yüzeyden kopardığı maddelerden gelir ve sürekli olarak uzaya kaçıp yenilenir.
Kısaca
- Merkür'ün demirce zengin çekirdeği gezegen hacminin yarısından fazlasını kaplar; Dünya'da bu oran yaklaşık yüzde 17'dir.
- Çekirdeğin neden bu kadar büyük olduğu bilinmiyor; dev çarpışma, buharlaşma ve oluşum sırasındaki ayrışma başlıca açıklamalardır.
- Caloris havzası yaklaşık 1.550 km çapındadır ve karşı yüzde "tuhaf arazi" oluşturmuştur.
- Uzun sırtlar, soğuyan gezegenin büzüştüğünü; genç sırtlar bu sürecin sürebileceğini gösterir.
- Parlak "hollow" çukurları, uçucu maddelerin kaybolmasıyla oluşan genç yapılardır.
- Kalıcı gölgedeki kutup kraterlerinde su buzu bulunur.
Kaynaklar: NASA — Mercury: Facts, Wikipedia — Mercury (planet), Wikipedia — Geology of Mercury, Wikipedia — Hollows (Mercury), Wikipedia — MESSENGER
Merkür — diğer başlıklar
Aynı türdenTümü →
MarsGüneş Sistemi228 milyon km (1,52 AU)
DünyaGüneş Sistemi149,6 milyon km (1 AU)
VenüsGüneş Sistemi108,2 milyon km (0,72 AU)
NeptünGüneş Sistemi (Güneş'ten 8. gezegen)Güneş'e ortalama 4,5 milyar km (30 AB)
UranüsGüneş Sistemi (Güneş'ten 7. gezegen)Güneş'e ortalama 2,87 milyar km (yaklaşık 19 AB)
SatürnGüneş Sistemi (Güneş'ten 6. gezegen)Güneş'e ortalama 1,43 milyar km (9,5 AB)








