Gerçek Bir Hikâye (Samsatlı Lukianos): Ay'a ilk yolculuk, özeti ve bilimi
Samsatlı Lukianos'un MS 2. yüzyılda yazdığı Gerçek Bir Hikâye, Ay'a yolculuğu ve gezegenler arası savaşı anlatan bilinen en eski kurgu; özeti, gerçek Ay bilimi ve Türkçe baskısı.
- Tür
- Öykü
- Yazar
- Samsatlı Lukianos
- İlk yayın yılı
- MS 2. yüzyıl
- Türkçe baskı
- Hakiki Hikâyeler — Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
- Ücretsiz ve yasal oku
- www.gutenberg.org/ebooks/45858
Gerçek Bir Hikâye (Eski Yunanca Alēthē diēgēmata, Latince Vera Historia), Samsatlı Lukianos'un MS 2. yüzyılda yazdığı, iki kitaptan oluşan kısa bir anlatıdır. İçinde Ay'a yolculuk, başka dünyalarda yaşayan tuhaf canlılar ve gezegenler arası bir savaş bulunur. Bu yüzden pek çok eleştirmen tarafından bilinen en eski bilimkurgu metni sayılır. Yazarının doğduğu Samosata'nın bugünkü Adıyaman'ın Samsat ilçesi olması, kitabı Türkiye'deki okur için ayrıca ilginç kılıyor. Türkçede Hakiki Hikâyeler adıyla da yayımlandı.
Kitap ne anlatıyor?
Kitabın en ünlü yanı, açılışındaki itiraftır. Anlatıcı, eski yazarların okurları kandırıp uydurma maceraları gerçek diye sunduğundan yakınır ve kendisinin daha dürüst olacağını söyler: Anlatacağı her şey baştan sona yalandır, okur da tek kelimesine inanmamalıdır. Böylece "gerçek hikâye" başlığı, kitabın kendisiyle dalga geçen bir şakaya dönüşür.
Ardından anlatıcı, elli kişilik bir tayfayla Herakles Sütunları'nı, yani Cebelitarık Boğazı'nı geçip bilinmeyen Batı Okyanusu'na açıldığını anlatır. Yolculuk, şarap akan ırmaklarla, yarı kadın yarı asma ağaçlarla, dev bir hortumla ve sonunda Ay'la sürer. Ay'da kralların, orduların, diplomasinin ve bugün bize çok tanıdık gelen bir fikrin, yani başka bir gök cismini sömürgeleştirme kavgasının anlatıldığı bir dünya vardır. Kitabın ikinci yarısı ise Dünya'ya dönüşten sonra denizde geçen, giderek daha da çılgınlaşan maceralarla doludur.
Lukianos'un amacı geleceği tahmin etmek değildi. Gerçek Bir Hikâye, Homeros'un Odysseia'sından Herodotos'a, Ktesias'a kadar inanılmaz olayları gerçek diye anlatan yazarlara yönelik bir parodidir. Ama bu hicvi kurarken yarattığı uzay yolculuğu, uzaylı halklar ve gök cisimleri arası savaş gibi öğeler, yüzyıllar sonra bilimkurgunun temel malzemesi oldu.
Kitabın özeti
Bu bölüm kitabın sonunu da anlatır.
Tayfanın gemisi önce bir fırtınaya yakalanır ve şarap ırmağı olan bir adaya varır. Oradan ayrıldıktan sonra güçlü bir hortum gemiyi denizden koparıp göğe kaldırır. Yedi gün yedi gece havada sürüklenen gemi sekizinci gün parlak, yuvarlak bir ülkeye, Ay'a ulaşır. Ay'ın kralı, uzun zaman önce Dünya'dan kaçırılıp oraya götürülmüş olan mitolojik kahraman Endymion'dur. Endymion, Güneş'in kralı Phaethon ile savaş halindedir; kavganın konusu, Sabah Yıldızı'na (Venüs) kimin koloni kuracağıdır.
Anlatıcı ve arkadaşları Endymion'un ordusuna katılır. Dev akbabalara binen süvariler, uçan böceklerden birlikler ve havaya örülmüş dev bir örümcek ağının üstünde kurulan savaş alanı, Lukianos'un hayal gücünün en uç örnekleridir. Güneş'in ordusu, Ay ile Güneş arasına bulutlardan bir duvar örerek Ay'ı karanlıkta bırakınca savaşı kazanır. İki kral bir barış antlaşması imzalar ve Sabah Yıldızı'na ortak bir koloni gönderilmesine karar verilir.
Anlatıcı Ay'da gördüklerini de anlatır: Burada kadın yoktur, çocuklar baldırda taşınarak doğar, insanlar ölünce dumana dönüşür. Kralın sarayındaki bir kuyunun üstüne konmuş büyük bir ayna, bakan kişiye Dünya'daki bütün şehirleri ve ulusları gösterir. Dönüş yolunda gemi Sabah Yıldızı'na uğrar, yaşayanları canlı ışıklar olan Fenerler Şehri'nde bir gece geçirir ve bulutların arasındaki bir şehrin yanından geçerek denize iner.
Denize döner dönmez gemi, boyu yüzlerce kilometreyi bulan dev bir balina tarafından yutulur. Tayfa balinanın karnında bir yıl sekiz ay yaşar, oradaki tuhaf halklarla savaşır, sonunda balinanın ağzını açık tutup ateş yakarak kurtulur. Ardından süt denizi, peynirden bir ada ve Kutsallar Adası gelir. Burada ölümsüz kahramanlar yaşar; anlatıcı Homeros ile sohbet eder, Pythagoras'ı görür ve yalan söyleyen yazarların ceza çektiğini öğrenir. Odysseus, ona Kalypso'ya götürmesi için gizli bir mektup verir. Birkaç tehlikeli adadan daha geçen tayfanın gemisi, sonunda okyanusun öbür yakasındaki büyük bir kıtanın kıyısında parçalanır. Anlatıcı orada olanları "sonraki kitaplarda" anlatacağını söyler; o kitaplar hiç yazılmamıştır. Eski yorumcular bunu kitabın en büyük yalanı olarak not etmişti.
Samsatlı Lukianos ve kitabın yazıldığı dönem
Lukianos, yaklaşık MS 125'te Fırat kıyısındaki Samosata'da doğdu. Kent, MS 72'de Roma'ya katılana kadar Kommagene Krallığı'nın başkentiydi; bugünkü Samsat'ta, Atatürk Barajı'nın suları altında kalan bölgededir. Lukianos'un ana dili Süryaniceydi ama bütün eserlerini, döneminin seçkin edebi dili sayılan Attika Yunancasıyla yazdı. Gezgin bir hatip ve konuşmacı olarak Roma İmparatorluğu'nu dolaştı, 165 civarında Atina'ya yerleşip on yıl kadar orada yaşadı; ünlü eserlerinin çoğunu bu dönemde yazdığı düşünülüyor. Ölüm tarihi kesin değildir, 180'den sonra öldüğü kabul edilir.
Lukianos'a ait sayılan seksenden fazla eser günümüze ulaştı: komik diyaloglar, hicivler ve düzyazı anlatılar. Ay'a yolculuğu anlatan tek eseri de Gerçek Bir Hikâye değildir. İkaromenippos adlı diyalog da Ay'a uçan bir filozofun yolculuğunu anlatır. Lukianos'un hedefi çoğu zaman aynıydı: felsefecilerin kendini beğenmişliği, falcıların ve mucizecilerin saflarla oynaması, tarihçilerin abartmaları.
Kitaptaki bilim: Antik bir hayal ve gerçek Ay
Gerçek Bir Hikâye bilinçli olarak bilimsellikten uzak bir masaldır, ama bugünkü bilgimizle karşılaştırmak yine de öğretici. Bir hortumun gemiyi Ay'a taşıması mümkün değildir: Ay, NASA'ya göre Dünya'dan ortalama 384.400 kilometre uzaktadır ve aradaki boşlukta, Dünya atmosferinin bittiği yerden sonra yelken şişirecek ya da kanat taşıyacak hava yoktur (bkz. uzay boşluğu). Ay'ın kendi atmosferi de "ekzosfer" denen son derece ince bir gaz katmanından ibarettir; yüzeyinde ne ırmak ne de soluyacak hava bulunur.
Ay'ın sıcaklığı Güneş alan yerlerde 127 °C'ye çıkar, gölgede -173 °C'ye kadar düşer. Lukianos'un kralların ve orduların yaşadığı Ay'ı, bugün bildiğimiz kraterli, sessiz ve cansız dünyadan çok uzaktır; yüzeyin gerçek görünümü için Ay'ın yüzeyi sayfamıza bakabilirsiniz. Ay ile Güneş'in koloni kavgası ettiği Venüs ise yaşanacak bir yer olmaktan çok uzaktır: NASA'ya göre yüzey sıcaklığı yaklaşık 467 °C'dir ve kurşunu eritebilir, yüzey basıncı da Dünya'nın deniz seviyesindekinin 93 katıdır.
Kitaptaki Ay tutulması da ilginç bir ayrıntıdır. Lukianos'ta Ay, Güneş ordusunun ördüğü bulut duvarı yüzünden kararır. Gerçekte Ay tutulması, Dünya Güneş ile Ay'ın arasına girdiğinde gezegenimizin gölgesinin Ay'ın üzerine düşmesiyle olur; ayrıntılar Ay evreleri ve tutulmalar sayfamızda. Ay'daki kuyunun üstündeki ve bütün Dünya'yı gösteren ayna ise bugün okura ister istemez uzaydan Dünya'yı izleyen gözlem araçlarını hatırlatır; ama bu, Lukianos'un bir şeyi önceden gördüğü anlamına gelmez, yalnızca insanın uzaktan Dünya'ya bakma hayalinin ne kadar eski olduğunu gösterir.
Yine de kitabın bir sezgisi şaşırtıcı ölçüde günceldir: Gök cisimlerini birer "ülke" gibi düşünmek, onlara yerleşmeyi ve bu yüzden çatışmayı hayal etmek. Bugün Ay'a ve Mars'a kalıcı üs kurma planlarının tartışıldığı bir dünyada, Endymion ile Phaethon'un Venüs kavgası bir parodiden çok, insan doğası üzerine bir gözlem gibi okunabiliyor.
Etkisi
Gerçek Bir Hikâye, uzaya yolculuğu, dünya dışı yaşam biçimlerini ve gezegenler arası savaşı içeren bilinen en eski kurgu eseri kabul ediliyor ve pek çok eleştirmen onu "bilimkurgu denebilecek ilk metin" olarak anıyor. Bu etiket tartışmasız değil: B. P. Reardon gibi klasik filologlar eseri öncelikle Homeros ve Herodotos gibi "yalancıların" parodisi olarak okur. İngiliz yazar Kingsley Amis ise kitabın canlılığının ve inceliğinin onu, 20. yüzyılın ilk yarısında yazılan bilimkurgunun neredeyse tamamıyla dalga geçen bir şaka gibi okuttuğunu söylemişti.
Kitabın edebiyattaki izi uzun bir çizgi çizer. Lukianos'un eserleri Thomas More'un Ütopya'sını, Rabelais'nin Gargantua ve Pantagruel'ini ve Jonathan Swift'in Gulliver'in Gezileri'ni etkiledi. Gerçek Bir Hikâye ayrıca Cyrano de Bergerac'ın Ay yolculuğu anlatısına ve Baron Münchhausen'in inanılmaz maceralarına esin kaynağı oldu. Bu çizgi, Kepler'in Somnium'u ve Jules Verne'in Ay'a Yolculuk romanı üzerinden modern bilimkurguya kadar uzanır. Türk okurun kendi bilimkurgu geleneğine bakmak isteyenler için Türk bilimkurgu edebiyatında uzay yazımız iyi bir devam olur.
Uyarlamaları
Gerçek Bir Hikâye'nin etkisi sinemadan çok edebiyat üzerinden yayıldı; sitemizde bu kitaba bağlanan bir film ya da dizi sayfası yok. Kitap ise görsel sanatçıların ilgisini çekti: Francis Hickes'in (1566-1631) yaptığı eski İngilizce çeviri, 1894'te Aubrey Beardsley, William Strang ve J. B. Clark'ın resimleriyle yeniden basıldı. Bu resimli baskı bugün Project Gutenberg'de ücretsiz okunabiliyor.
Kimlere uygun, nereden başlanır?
Kitap kısa ve hızlı okunur; birkaç oturumda bitirilebilir. Bilimkurgunun kökenlerini merak eden herkes, Antik Çağ edebiyatına ilgi duyanlar ve absürt mizahı sevenler için uygundur. Bazı bölümleri açık saçık ve şiddet içerdiği için küçük çocuklara doğrudan önerilmez; lise ve üstü okurlar için ise eğlenceli bir giriş sunar. Okurken Homeros'un Odysseia'sını biraz bilmek, Lukianos'un neyle dalga geçtiğini anlamayı kolaylaştırır.
Türkçede en kolay ulaşılabilen baskı, Erman Gören ve Ertuğrul İnanç'ın Eski Yunancadan çevirisi ve notlarıyla Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın Hasan Âli Yücel Klasikleri dizisinden çıkan Hakiki Hikâyeler'dir (2021). Notlar, metindeki göndermeleri açtığı için ilk kez okuyanlara özellikle yardımcı olur.




















