Lav gezegeni TOI-561 b ışığın yüzde 75'ini yansıtıyor: Webb silikat bulutlarına işaret etti
James Webb Uzay Teleskobu'nun 37 saatlik gözlemi, yıldızına çok yakın dolanan kayalık gezegen TOI-561 b'nin ışığın büyük bölümünü geri yansıttığını gösterdi. Araştırmacılar bunu kaya buharından oluşan bulutlarla açıklıyor.

Yıldızının çevresindeki bir turunu 11 saatten kısa sürede tamamlayan kayalık ötegezegen TOI-561 b, üzerine düşen yıldız ışığının yaklaşık yüzde 75'ini geri yansıtıyor. Bu oran Venüs'ünkine yakın. Kanada'daki Waterloo Üniversitesi'nin 26 Ekim'de duyurduğu ve The Astronomical Journal'da yayımlanan çalışmaya göre gezegenin gündüz tarafında silikat minerallerinden oluşan bulutlar bulunuyor ve bu bulutlar adeta bir güneş kremi gibi çalışarak gezegeni serin tutuyor.
Çalışmanın ilk yazarı Samuel Boucher, kıdemli araştırmacısı Waterloo Üniversitesi'nden Lisa Dang. Ekip, James Webb Uzay Teleskobu'nun NIRSpec aracıyla gezegeni 37 saat boyunca, neredeyse dört tam tur süresince kesintisiz izledi.
Atmosferi olmaması gereken bir gezegen
Yıldızına çok yakın dolanan ve bir turunu bir günden kısa sürede tamamlayan bu tür gezegenlere ultra kısa periyotlu gezegen deniyor. Aldıkları yoğun ışınım nedeniyle bu küçük kayalık dünyaların gaz örtülerini çoktan kaybetmiş olması bekleniyor. TOI-561 b'yi ilginç kılan da bu beklentiye uymaması.
NASA'nın verilerine göre gezegenin yarıçapı Dünya'nınkinin yaklaşık 1,4 katı. Yıldızına uzaklığı, Merkür ile Güneş arasındaki mesafenin kırkta birinden az. Bu kadar yakın dolanan gezegenin bir yüzü sürekli yıldıza dönük kalıyor ve gündüz tarafındaki sıcaklık sıradan kayaların erime noktasının çok üstünde; yüzeyin küresel bir magma okyanusuyla kaplı olduğu düşünülüyor. Yıldızı ise Güneş'ten biraz küçük ve soğuk, Güneş'in yaklaşık iki katı yaşında ve demir bakımından fakir.
Aynı Webb verilerinin ilk bölümüne dayanan ve Aralık 2025'te The Astrophysical Journal Letters'ta yayımlanan önceki çalışma, gezegenin gündüz tarafının çıplak bir kaya için beklenen yaklaşık 2.700 santigrat dereceye karşın 1.800 santigrat derece civarında ölçüldüğünü göstermiş ve bunu kalın bir atmosferin varlığına bağlamıştı. Yeni çalışma bu atmosferin nasıl davrandığına odaklanıyor.
Evre eğrisi ne gösterdi?
Araştırmacılar evre eğrisi adı verilen bir yöntem kullandı: Gezegen yıldızının çevresinde dolanırken teleskoba önce gece, sonra gündüz yüzünü gösteriyor. Bu sırada sistemin toplam parlaklığındaki küçük değişimler ölçülerek gezegenin ne kadar ısı yaydığı ve ne kadar ışık yansıttığı hesaplanabiliyor. Lisa Dang, gezegenin parlaklığının ve ısısının yörünge boyunca nasıl değiştiğini ölçtüklerini, bu yöntemin gezegenin önemli miktarda ışık yansıttığını ortaya koyduğunu anlatıyor.
Ölçümlere göre gündüz tarafı, yıldızına bu kadar yakın çıplak bir kaya için beklenenden çok daha serin. Gece tarafı ise gündüzdeki eksikliği tek başına açıklayacak kadar sıcak değil. Yani eksik enerji yalnızca gece tarafına taşınmış olamaz; yıldız ışığının büyük kısmı daha baştan geri yansıtılıyor. Makalenin özetine göre veriler, yüksek bir yansıtma oranına ve ılımlı düzeyde küresel ısı taşınımına işaret ediyor. Bu da atmosferde ısıyı gezegenin çevresine dağıtan bir dolaşım olduğunu gösteriyor.
Kaya buharından bulutlar
Ekibin iklim modellerine göre gündüz tarafında, gündüz ile gecenin sınırına yakın bölgelerde silisyum dioksit ve magnezyum silikat gibi silikat minerallerinden bulutlar oluşabiliyor. Bu minerallerin Dünya'da kayaların ana bileşenleri olduğunu düşünürsek, TOI-561 b'de bulutların kelimenin tam anlamıyla buharlaşmış kayadan yoğunlaştığı söylenebilir. Araştırmacılara göre bu parlak bulutlar yıldız ışığını yansıtarak atmosferi soğutuyor ve onu yıldızın aşındırıcı etkisine karşı korumaya yardım ediyor olabilir.
Çalışma ayrıca atmosfer ile gezegenin iç kısmı arasında uçucu madde alışverişi olduğuna işaret ediyor. Yani erimiş yüzey, uzaya kaçan gazların yerini sürekli yenileyerek atmosferin ayakta kalmasını sağlıyor olabilir.
Açık soru: Venüs mü, Io mu?
Bulgunun sınırları da açık. Bulutların bileşimi doğrudan ölçülmedi; gözlenen yansıtma oranını açıklayan iklim modellerinden çıkarıldı. Atmosferin ne tür gazlardan oluştuğu ise hâlâ bilinmiyor. Araştırmacılara göre atmosfer, Venüs'teki gibi karbondioksit ağırlıklı olabileceği gibi Jüpiter'in volkanik uydusu Io'yu andıran, kükürt dioksitçe zengin bir yapıda da olabilir. Dang, sıradaki büyük sorunun TOI-561 b'nin atmosferinin Venüs'e mi yoksa aşırı bir Io'ya mı benzediği olduğunu söylüyor.
Bu sorunun yanıtı yalnız tek bir gezegeni ilgilendirmiyor. Küçük kayalık gezegenlerin yıldızlarına bu kadar yakınken atmosfer tutup tutamayacağı, ötegezegen araştırmalarının temel sorularından biri. TOI-561 b, bu konudaki en güçlü kanıtlardan birini sunarken, kayalık dünyaların iç yapısı ile atmosferi arasındaki ilişkiyi doğrudan inceleme fırsatı da veriyor.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















