Uzayda silah ateşlenirse ne olur?
Barut oksijenini kendi taşıdığı için silah uzayda da ateş alır. Ateş eden geri kayar, mermi yörüngeye oturur. Sovyetler 1970'lerde Salyut-3 istasyonundaki topu gerçekten ateşledi.

Kısa cevap: Silah uzayda da ateş alır. Barut yanmak için havadaki oksijene ihtiyaç duymaz, gereken oksijen fişeğin içinde zaten vardır. Asıl ilginç olan sonrası: Mermi bir yöne giderken siz Newton'un üçüncü yasası gereği ters yöne doğru kaymaya başlarsınız ve sizi durduracak bir sürtünme yoktur. Mermi ise Dünya'nın çevresinde dolanan bir uydu gibi yörüngeye oturur, çünkü zaten sizinle birlikte saniyede yaklaşık 7,8 kilometre hızla dolanıyordur. Kötü haber şu ki, yanlış yöne ateş ederseniz bir tur sonra size geri gelebilir. Bunun gerçek bir örneği de var: Sovyetler Birliği 1970'lerde yörüngedeki bir istasyona top yerleştirdi ve ateşledi.
Uzayda barut nasıl yanar?
Ateşin üç şeye ihtiyacı var: yakıt, ısı ve oksijen. Uzay boşluğunda oksijen olmadığı için insanların aklına "silah da çalışmaz" fikri geliyor. Oysa geleneksel siyah barut yaklaşık yüzde 75 potasyum nitrat, yüzde 15 odun kömürü ve yüzde 10 kükürtten oluşuyor. Burada potasyum nitrat oksitleyici; yanma sırasında oksijen salıyor ve barutun dış havaya gerek duymadan yanmasını sağlıyor. Günümüz fişeklerinde kullanılan dumansız barutun ana maddesi nitroselülozun molekülü de oksijen taşıyor. Yani tetiğe basıldığında kapsül ateşler, barut yanar ve mermi namludan çıkar. Ortamın vakum, sıcaklık ve radyasyon koşullarını uzay boşluğu maddemizde ayrıntılı anlattık.
Ateş eden astronota ne olur?
Isaac Newton'un 1687'de yayımladığı hareket yasalarının üçüncüsüne göre her etkiye eşit ve zıt bir tepki karşılık gelir. Bu yasa aslında daha temel bir ilkenin, momentumun korunumunun bir sonucu. Mermi ileri giderken taşıdığı momentum, silahı ve onu tutan kişiyi aynı büyüklükte ters yöne iter.
Yeryüzünde bu "geri tepme" omzunuza bir darbe olarak gelir ve ayaklarınızın altındaki zemin sizi tutar. Uzayda ise tutunacak bir şey yoksa yavaş yavaş geriye kaymaya başlarsınız. Kaba bir hesap yapalım: 8 gramlık bir mermiyi saniyede 900 metre hızla ateşleyen, giysisiyle birlikte 150 kilogram gelen bir astronot, saniyede yaklaşık 5 santimetre hızla geriye kayar. Bu yavaş görünse de Newton'un birinci yasası gereği bir şey durdurana kadar sürer: Bir saat sonra astronot yaklaşık 170 metre uzaklaşmış olur. Silah astronotun ağırlık merkezinin hizasında değilse geri tepme onu bir de döndürmeye başlar.
Mermi yörüngeye girer mi?
Burada sezgiler yanıltıcı. Yerden ateşlenen bir mermi asla yörüngeye çıkamaz. Alçak Dünya yörüngesinde kalmak için gereken ortalama hız saniyede yaklaşık 7,8 kilometre; Dünya'dan tamamen kurtulmak için gereken kaçış hızı ise 11,186 km/sn. ABD Ordusu'nun sınıflandırmasında topçu mermileri için saniyede 1.070 metrenin üstü "hiper hız" sayılıyor; en hızlı tüfek fişeklerinden bazıları ise 1.200 m/sn'yi aşıyor. Yörünge hızıyla arada en az altı kat fark var.
Ama yörüngedeki bir astronot zaten 7,8 km/sn hızla Dünya'nın çevresinde dolanıyor. Silahtan çıkan mermi bu hıza saniyede en fazla bir kilometre kadar ekliyor ya da çıkarıyor. Hareket yönünde ateşlenen mermi biraz daha yüksek, basık bir yörüngeye geçiyor; ters yöne ateşlenen mermi ise yavaşlayıp alçalıyor ve sonunda atmosfere girip yanıyor. Hareket yönünde ateş edilen mermi kaçış hızına ulaşamadığı için Dünya'nın çevresinde dolanmayı sürdürüyor ve yörüngesi ateş edildiği noktadan yeniden geçiyor. Kendi atışınızın bir tur sonra size çarpabilmesi bu yüzden gerçek bir tehlike.

Verileri göster
| Salyut-3'teki R-23 topunun namlu çıkış hızı | 850 |
|---|---|
| En hızlı tüfek fişekleri (eşik) | 1200 |
| NASA'nın hiper hız çarpma testi | 6800 |
| Alçak Dünya yörüngesinde kalma hızı | 7800 |
| Dünya'dan kaçış hızı | 11186 |
Uzayda yüksek hızla çarpışmalar bu yüzden ciddiye alınıyor. NASA, uzay araçlarının kalkanlarını yörüngedeki enkaz parçacıklarına karşı sınamak için yeryüzünde özel test atışları yapıyor.

Uzayda gerçekten silah ateşlendi mi?
Evet. Sovyetler Birliği'nin askerî Almaz programının ikinci istasyonu olan Salyut-3, 25 Haziran 1974'te fırlatıldı ve kamuoyuna sıradan bir Salyut istasyonu gibi tanıtıldı. İstasyonun uzun ekseni boyunca, öz savunma için 23 milimetrelik bir Rikhter R-23 topu yerleştirilmişti. Dakikada 2.500 atış yapabilen bu top, hizmete girmiş en hızlı tek namlulu top olarak biliniyor; mermi namludan saniyede 850 metre hızla çıkıyor ve istasyonda 32 mermi bulunuyordu.
Top hareketli değildi; nişan almanın tek yolu bütün istasyonu çevirmekti. Kurallar da ilginçti: Mermilerin bir sonraki turda istasyona geri dönmemesi için atış asla yörünge düzleminde yapılmamalıydı. İstasyonda Pavel Popoviç ve Yuri Artyuhin'den oluşan Soyuz 14 ekibi 15 gün kaldı. Kozmonotlar istasyondayken topu denemek ise baştan dışlanmıştı. Son ekip ayrıldıktan sonra top yerden komutla ateşlendi. Kaynaklar burada ayrışıyor: Bazılarına göre top mühimmatı bitene kadar ateşlendi, bazılarına göre üç deneme atışı yapıldı. Salyut-3, 24 Ocak 1975'te Pasifik Okyanusu üzerinde atmosfere girdi.
Kozmonotlar neden yanlarında silah taşıdı?
Uzayda silah taşımanın asıl nedeni yörünge değil, iniş. 18 Mart 1965'te fırlatılan Voshod 2'de Aleksey Leonov tarihin ilk uzay yürüyüşünü yaptı. Dönüşte kapsül hedeften yaklaşık 386 kilometre uzağa, Perm bölgesindeki ormana indi. Pavel Belyayev ile Leonov, çiftleşme döneminde saldırganlaşan ayı ve kurtların yaşadığı tayganın ortasında iki gece geçirdi; yanlarında bir tabanca vardı. Leonov tabancanın vahşi hayvanlara karşı yetersiz kalacağını düşündü ve bu deneyim TP-82'nin geliştirilmesine yol açtı.

TP-82, iki av tüfeği namlusu ile bir tüfek namlusunu birleştiren üç namlulu bir silah. Ağzı keskinleştirilmiş metal dipçiği sökülüp pala olarak kullanılabiliyordu. Soyuz'un taşınabilir acil durum hayatta kalma kitinin bir parçası olarak 1986-2006 arasında düzenli olarak uçtu. 2007'deki bir habere göre kalan mühimmat kullanılamaz hâle gelmişti ve sonraki görevlerde sıradan bir yarı otomatik tabancaya geçilecekti.
Filmlerde nasıl gösteriliyor?
Uzayda silahlı çatışmanın en bilinen sahnelerinden biri 1979 yapımı James Bond filmi Moonraker'ın finali: Uzay istasyonunun dışında Bond, ABD'nin "uzay deniz piyadeleri" ve kötü adamın adamları lazer silahlarıyla çarpışıyor. Sahne, tek karede en çok sıfır yerçekimi teli kullanma rekoruyla anılıyor. Barutlu silahların aksine lazerin elle hissedilir bir geri tepmesi olmazdı; ama böyle bir çatışmada duyulan seslerin hiçbiri gerçekte duyulmazdı, çünkü uzayda ses yayılmaz. Bu ve benzeri hataları uzay filmlerinde en sık yapılan bilim hataları yazımızda topladık.
Merak edebilecekleriniz
Yörünge hızının ne demek olduğunu alçak Dünya yörüngesi ve kaçış hızı sözlük maddelerimizde, sesin boşlukta neden ilerleyemediğini uzayda ses var mı sayfamızda, bugünkü istasyonun hızını ISS ne kadar hızlı gider maddemizde okuyabilirsiniz. Sovyet istasyonlarının dramatik bir kurtarma hikâyesini anlatan Salyut-7 filmi de bu dönemi merak edenler için iyi bir seçim.
Kısaca
- Barut oksijenini kendi taşıdığı için silah uzay boşluğunda da ateş alır.
- Ateş eden kişi Newton'un üçüncü yasası gereği ters yöne kayar ve onu durduracak bir sürtünme yoktur.
- Yerden atılan mermi yörüngeye çıkamaz: Mermiler saniyede 1-1,2 km civarında, yörünge hızı ise yaklaşık 7,8 km/sn.
- Yörüngede ateşlenen mermi zaten yörünge hızındadır; yanlış yöne atılırsa bir tur sonra ateş edilen noktaya geri gelebilir.
- Sovyet Salyut-3 istasyonundaki 23 mm'lik R-23 topu, ekip ayrıldıktan sonra yerden komutla ateşlendi.
- Kozmonotlar inişten sonra vahşi hayvanlara karşı 1986-2006 arasında üç namlulu TP-82'yi taşıdı.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin




















