Charles Messier
Kuyruklu yıldız ararken onlarla karışabilecek bulutsu ve kümeleri listeleyen, M1'den M110'a uzanan Messier kataloğuyla tanınan Fransız gökbilimci.
- Doğum tarihi
- 26 Haziran 1730
- Ülke
- Fransa
- Görevi
- Gökbilimci
- Kurum
- Fransız Donanması Gözlemevi (Hôtel de Cluny); Fransız Bilimler Akademisi
- Rolü
- Bilim insanı
- Ölüm tarihi
- 12 Nisan 1817
Charles Messier, kuyruklu yıldız avcılığıyla ün kazanmış, bugün ise adını taşıyan Messier kataloğuyla tanınan Fransız gökbilimcidir. Kuyruklu yıldız ararken onlarla karıştırılabilecek bulanık ama yerinden kımıldamayan gök cisimlerini bir listede topladı. Bu liste zamanla 110 nesneye ulaştı ve "M" harfli adları bugün de amatör ve profesyonel gökbilimciler tarafından kullanılır. Yengeç Bulutsusu'nun M1, Andromeda galaksisinin M31, Orion Bulutsusu'nun M42 olarak anılması bu kataloğun mirasıdır.
Erken yaşamı
Messier, 26 Haziran 1730'da Fransa'nın Lorraine bölgesindeki Badonviller kasabasında doğdu; on iki çocuklu bir ailenin onuncusuydu. Gökyüzüne ilgisini iki olay uyandırdı: 1744'te görülen Büyük Kuyruklu Yıldız ve 1748'deki halkalı Güneş tutulması.
Kariyeri
1751'de Fransız Donanması'nın gökbilimcisi Joseph Nicolas Delisle'in yanında çalışmaya başladı. Gözlemlerini Paris'teki Hôtel de Cluny'de yaptı. Kariyeri boyunca 13 kuyruklu yıldız keşfetti, birinin keşfini de başka bir gökbilimciyle paylaştı. Kuyruklu yıldız bulmadaki ustalığı nedeniyle Kral XV. Louis ona "kuyruklu yıldız gelinciği" lakabını taktı.
Çalışmaları uluslararası tanınırlık getirdi: 1764'te Londra'daki Royal Society'ye, 1769'da İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'ne yabancı üye, 1770'te Fransız Bilimler Akademisi'ne üye seçildi.
Messier kataloğu
Kataloğun hikâyesi 1758'de başlar. Matematikçi Alexis Clairaut ve arkadaşları, Halley kuyruklu yıldızının 1758 sonunda Boğa takımyıldızı yönünde döneceğini hesaplamıştı. Messier o bölgeyi tararken bulanık bir leke gördü ve önce aradığı kuyruklu yıldızı bulduğunu sandı. Ama cisim gecelerce yerinden oynamadı; kuyruklu yıldız değildi. Bugün Yengeç Bulutsusu diye bildiğimiz bu nesneyi İngiliz gökbilimci John Bevis 1731'de görmüştü, ama Messier'i harekete geçiren bu karşılaşma oldu. Kuyruklu yıldız avcılarının zamanını boşa harcamaması için, böyle sabit ve bulanık cisimlerin yerini kaydeden bir liste tutmaya karar verdi ve Yengeç Bulutsusu listenin ilk sırasına, M1'e yerleşti.
Kataloğun ilk sürümü, Fransız Bilimler Akademisi'nin 1771 yılına ait yıllığında 1774'te yayımlandı ve 45 nesne içeriyordu; bunların 18'ini Messier kendisi bulmuştu. Liste 1780'de 70'e çıktı. Yardımcısı Pierre Méchain'in de katkısıyla hazırlanan son sürüm 103 nesneyle 1781'de tamamlandı ve Connaissance des Temps adlı yıllığın 1784 cildinde yayımlandı. Listedeki M102'nin aslında M101'in tekrar gözlenmesi olabileceği, Méchain'in sonradan dile getirdiği bir şüphedir. Bazı kaynaklar ise M102'yi NGC 5866 adlı galaksiyle eşleştirir.
Bugünkü 110 nesnelik liste, Messier'in ve Méchain'in notlarından yola çıkan sonraki gökbilimcilerin eklemeleriyle oluştu: M104'ü Camille Flammarion 1921'de, M105-M107'yi Helen Sawyer Hogg 1947'de, M108 ve M109'u Owen Gingerich 1960'ta, M110'u Kenneth Glyn Jones 1967'de ekledi. Son hâliyle katalogda 39 galaksi, 4 gezegenimsi bulutsu, 7 başka bulutsu, 26 açık küme ve 29 küresel küme vardır. Messier Paris'ten gözlem yaptığı için katalog yalnız kuzey göğünü ve güney göğünün bir kısmını kapsar; Macellan Bulutları gibi güney göğü cisimleri listede yoktur.
Katalogdaki nesne türleri gökbilimin geniş bir yelpazesini kapsar. Galaksiler, Samanyolu gibi milyarlarca yıldızdan oluşan ayrı yıldız sistemleridir. Açık kümeler, aynı gaz bulutundan doğmuş, görece genç ve gevşek yıldız gruplarıdır. Küresel kümeler ise yüz binlerce yaşlı yıldızın top biçiminde sıkıca bir araya geldiği yapılardır. Gezegenimsi bulutsular, Güneş benzeri yıldızların ömürlerinin sonunda dışarı saldığı gaz kabuklarıdır; adlarını küçük teleskoplarda gezegen diskine benzemelerinden alırlar. Messier'in döneminde bunların hiçbirinin gerçek doğası bilinmiyordu; hepsi yalnız "bulanık leke" olarak görülüyordu.
Uzay ve astronomiye etkisi
Messier'in amacı derin gök cisimlerini incelemek değil, onları "ayıklamaktı". Ama ironik biçimde bıraktığı liste, kendi aradığı kuyruklu yıldızlardan çok daha kalıcı oldu. Katalogdaki nesneler küçük teleskoplarla bile görülebilecek kadar parlak olduğundan, amatör gökbilimin temel gözlem listesine dönüştü. Andromeda galaksisi gibi katalog nesneleri, 20. yüzyılda evrenin boyutunu ve galaksilerin doğasını anlamada kilit rol oynadı.
Son yılları ve mirası
Hayatının sonlarına doğru 1769 Büyük Kuyruklu Yıldızı'nı Napolyon'un doğumuyla ilişkilendiren bir kitapçığı kendi imkânlarıyla yayımladı; tarihçi Maik Meyer bunu Napolyon'un gözüne girme girişimi olarak yorumlar. Messier 12 Nisan 1817'de Paris'te öldü ve Père Lachaise Mezarlığı'na gömüldü. Ay'daki Messier krateri ve 7359 Messier asteroidi onun adını taşır.
Bilmeye değer
- Messier kataloğunu, gözlem değeri olduğu için değil, kuyruklu yıldızlarla karışmasınlar diye hazırladı.
- Kataloğun ilk nesnesi M1, Halley kuyruklu yıldızını ararken rastladığı Yengeç Bulutsusu'dur.
- Messier'in kendi yayımladığı son liste 103 nesneydi; son yedi nesne 1921-1967 arasında eklendi.
- Amatör gökbilimciler her yıl ilkbaharda, genellikle Mart ayında, tüm Messier nesnelerini tek gecede görmeye çalıştıkları "Messier maratonu" düzenler.























