GRB 260310A: Sönük gama flaşının ardındaki dev patlamanın jetine yandan bakmışız
Fermi'nin Mart'ta yakaladığı GRB 260310A sıradan bir gama flaşıyla başladı ama en parlak art ışımalardan birini verdi. Yeni çalışmaya göre jetin çekirdeği Dünya'ya dönük değildi.

Uzay teleskoplarının her yıl yüzlercesini yakaladığı gama ışını patlamalarından biri, ilk bakışta sıradan görünüyordu. NASA'nın Fermi Gama Işını Uzay Teleskobu'nun 10 Mart 2026'da kaydettiği GRB 260310A, yaklaşık 53 saniye süren ve görece az enerji taşıyan bir gama flaşıyla başladı. Ancak ardından gelen art ışıma, şimdiye kadar ölçülen en parlaklar arasına girdi. The Astrophysical Journal Letters'ta 28 Ekim'de yayımlanan çalışma, bu çelişkinin nedenini bakış açımızda buluyor: Patlamanın jetine önden değil, yandan bakmışız.
Gama ışını patlamaları evrendeki en enerjik ışık olaylarıdır. Uzun süreli olanların çoğu, büyük kütleli bir yıldızın çekirdeği çöktüğünde ortaya çıkar; çöküş, ışık hızına yakın hızlarla ilerleyen dar madde jetleri fırlatır. Jet çevresindeki gaza çarptıkça X-ışını, görünür ışık ve radyo dalgalarında günler, haftalar süren bir "art ışıma" yayar. Bu patlamalar en kolay, jet doğrudan Dünya'ya yöneldiğinde görülür; bu yüzden bildiğimiz örneklerin büyük bölümü önden gözlenmiş jetlerden oluşur.
Sönük başlangıç, sıra dışı devam
Çalışmayı yürüten Roma Tor Vergata Üniversitesi'ndeki ERC BHianca ekibinin açıklamasına göre görünür ışıktaki art ışıma birkaç saat boyunca yavaş yavaş güçlendi, bir süre ev sahibi galaksiden bile parlak göründü, sonra sönmeye başladı. Benzer olaylarla karşılaştırıldığında X-ışını ve optik art ışıma en parlak yüzde 1'lik dilime, radyo parlaklığı ise en parlak yüzde 5'lik dilime girdi.
Asıl sürpriz yaklaşık üç hafta sonra geldi. Sönmekte olan X-ışınları yeniden parladı ve bir haftadan uzun süre yüksek kaldı. Makalenin baş yazarı, doktora sonrası araştırmacı Yu-Han Yang, ilk tepkisinin bunun başka bir X-ışını kaynağının gözlemlere karışması olduğunu düşünmek olduğunu söylüyor. Ekip bu yeniden parlamayı yaklaşık 68 gün boyunca izledi.
Gözlemler geniş bir teleskop ağıyla yapıldı: NASA'nın Chandra X-ışını Gözlemevi, ESA'nın XMM-Newton'ı, Einstein Probe uydusu, Büyük Dürbün Teleskobu (LBT) ve ABD'deki Karl G. Jansky Çok Büyük Dizgesi (VLA). İspanya'daki Calar Alto Gözlemevi'nden alınan veriler, patlamanın yerinde bir süpernovanın izini gösterdi; böylece olayın büyük kütleli bir yıldızın çöküşüyle doğduğu doğrulandı. Radyo gözlemlerini koordine eden Roberto Ricci, her yıl yüzlerce patlama gördüklerini ama en çok şeyi tuhaf olanların öğrettiğini vurguluyor.
Dar çekirdek, geniş kanatlar
Ekibin önerdiği model, jetin tek parça olmadığını varsayıyor: Merkezde dar ve çok enerjik bir çekirdek, onu saran daha geniş ve daha yavaş bir dış akış. Dünya'dan yandan bakıldığında önce dış kanatlardan gelen ışık görülüyor; jet yavaşladıkça ışığı daha geniş açılara yayılıyor ve çekirdekten gelen ışık da sonradan görünür hâle geliyor. Haftalar sonraki X-ışını parlamasını bu geç görünen çekirdeğe bağlıyorlar.
Yang'ın benzetmesiyle jet bir el feneri gibi, en parlak önden bakıldığında görünüyor. Ekibin modellerine göre bu patlama, Güneş'in yaklaşık bir milyar yılda yaydığı enerjiyi kalem inceliğinde bir ışına sığdırmış olabilir. Yani bizim için sıradan görünen patlama, jetin tam karşısındaki bir gözlemciye canavar gibi görünürdü.
Yakın bir patlama, farklı yorumlar
GRB 260310A'yı değerli kılan bir başka özellik, yakınlığı. Olayın kırmızıya kayma değeri yaklaşık 0,153 olarak ölçüldü. Bağımsız bir ekibin ön baskısına göre yaklaşık 3,3 milyar ışık yılı içinde tayfsal olarak doğrulanmış 12. gama ışını patlaması-süpernova çifti; süpernova SN 2026fgk adıyla Ic-BL türü olarak sınıflandırıldı. Patlama, ev sahibi galaksinin kenarında, merkezden izdüşümde yaklaşık 15 kiloparsek uzakta gerçekleşti.
Ancak yan açı yorumu tek açıklama değil. Olayı inceleyen başka bir ekip, yaklaşık 20. gündeki yeniden parlamanın süpernovanın katkısı ile jete sonradan eklenen enerjinin birleşimiyle daha iyi açıklandığını savunuyor. Zwicky Geçici Kaynak Tesisi (ZTF) verilerini de kullanan üçüncü bir grup ise art ışımayı gama ışını uyarısından bağımsız olarak optik taramalarda bulduklarını, verilerin ya başlangıç hızı görece düşük bir jete ya da en fazla birkaç derecelik bir bakış açısı sapmasına işaret ettiğini yazıyor. Bu çalışmaların hakem süreci tamamlanmış değil; jetin gerçek açısı tartışmaya açık.
Olay, radyo tarafında da bir ilke sahne oldu. Ağırlıklı olarak ABD'li araştırmacılardan oluşan bir ekibin ön baskısına göre GRB 260310A'nın radyo art ışımasında santimetre dalga boylarında doğrusal kutuplanma ilk kez ölçüldü; ışığın patlamanın çevresindeki yoğun, manyetik ortamdan geçerken uğradığı Faraday dönmesi de ilk kez bir gama ışını patlamasında saptandı.
Gizli jetlerin peşinde
Çalışmanın asıl önemi, Dünya'ya dönük olmayan jetlerin oluşturduğu gizli bir patlama nüfusuna işaret etmesi. Gama ışınları bu jetleri yakalamanın en verimli yolu değil; ekipten yüksek lisans öğrencisi Muskan Yadav'ın deyişiyle böyle olaylara ancak kırk yılda bir rastlanıyor. Araştırmacılar, Vera C. Rubin Gözlemevi gibi geniş alan taramalarının, jeti bize bakmayan patlamaların art ışımalarını çok daha sık yakalayacağını bekliyor. Bu örneklem, ölen yıldızların ne sıklıkla jet ürettiğini ve jetlerin yıldızın dış katmanlarını delip geçebilmesinin ne kadar yaygın olduğunu anlamaya yardım edecek.
Gama ışını gökyüzünü yıllarca tarayan Swift'in 22 yıllık görevini tamamladığı bir dönemde, bu tür keşiflerde yük giderek optik ve radyo taramalarına kayıyor. GRB 260310A, bir patlamanın gerçek gücünü ölçmek için ilk gama flaşına bakmanın yetmeyebileceğini gösteriyor.
Bu haberi nasıl buldunuz?
İlk oyu siz verin





















