Küçük Prens kimdir? B-612 asteroidinden gelen çocuk
Küçük Prens, Saint-Exupéry'nin 1943 tarihli kitabında B-612 asteroidinde yaşayan, gezegenleri dolaşıp Sahra'da bir pilotla dost olan çocuk. Adı bugün gerçek bir asteroide ve bir asteroit uydusuna verilmiş durumda.
- Tür
- Diğer
- Geçtiği eser
- Küçük Prens (Le Petit Prince, 1943)
- Yaratıcısı
- Antoine de Saint-Exupéry
- İlk göründüğü yıl
- 1943
- Canlandıran
- Steven Warner (1974 filmi); Riley Osborne (ses, 2015 animasyon filmi)
Küçük Prens kimdir? Küçük Prens, Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry'nin 1943'te yayımlanan aynı adlı kitabının kahramanıdır. Bir ev büyüklüğündeki, Dünya'da B-612 diye bilinen küçük bir asteroitte tek başına yaşayan, sarı saçlı bir çocuktur. Gezegeninde üç minicik yanardağ, bütün gezegeni sarmakla tehdit eden baobab filizleri ve çok sevdiği tek bir gül vardır. Bir gün gezegenini bırakıp başka dünyaları gezmeye çıkar ve sonunda Dünya'ya, Sahra Çölü'ne iner. Orada uçağı bozulan bir pilotla tanışır; kitap bu iki yalnız insanın dostluğunu anlatır. Bir çocuk masalı gibi görünse de yalnızlık, dostluk, sevgi ve kayıp üzerine yetişkinlere seslenen bir kitaptır.
Hangi eserlerde geçer?
Küçük Prens ilk kez Nisan 1943'te ABD'de Reynal & Hitchcock yayınevi tarafından İngilizce ve Fransızca olarak basıldı. Saint-Exupéry'nin eserleri işgal altındaki Fransa'da Vichy yönetimince yasaklandığı için kitap Fransa'da ancak kurtuluştan sonra, 1946'da Gallimard tarafından yayımlanabildi. Yazar kitabı hem yazdı hem de kendi suluboya resimleriyle resimledi. Yaklaşık 140 milyon satışla tarihin en çok satan kitaplarından biri olan eser, Kasım 2024 itibarıyla 600 dil ve lehçeye çevrilmişti; bu sayıyla Kutsal Kitap'tan sonra en çok çevrilen ikinci eser sayılıyor.
Türkçedeki serüveni 1954'te Ahmet Muhip Dıranas'ın Çocuk ve Yuva dergisinde tefrika edilen çevirisiyle başladı. İlk kitap baskısı 1965'te Cemal Süreya ile Tomris Uyar'ın ortak çevirisiyle Bilgi Yayınevi'nden çıktı, 1968'de Azra Erhat'ın çevirisi izledi; o günden bu yana pek çok çeviri yapıldı.
Hikâyedeki yeri
Kitabı, Küçük Prens'le karşılaştığı günleri hatırlayan pilot anlatır. Çölde uçağını onarmaya çalışan anlatıcının karşısına bir sabah küçük bir çocuk çıkar ve ondan bir koyun resmi çizmesini ister. Onarım günler sürerken prens, parça parça kendi hikâyesini anlatır: asteroidindeki günlük işlerini, yanardağları temizlemesini, baobabları sökmesini ve kendisini çok seven ama bunu göstermeyi bilmeyen kibirli gülüyle yaşadığı kırgınlığı.
Gezegeninden ayrılan prens, Dünya'ya gelmeden önce altı küçük gezegene uğrar. Her birinde tek bir yetişkin yaşar: herkesi uyruğu sayan bir kral, yalnızca hayranlık bekleyen kendini beğenmiş bir adam, içtiği için utanan ve utancını unutmak için içen bir sarhoş, yıldızları sayıp "sahip olmaya" çalışan bir iş adamı, bir günün yalnızca bir dakika sürdüğü minicik gezegeninde durmadan fener yakıp söndüren bir fenerci ve hiç gezmediği yerleri kayda geçiren bir coğrafyacı. Bu karşılaşmalar, yetişkinlerin önemsiz işlere nasıl gömüldüğünü gösteren küçük birer hicivdir. Dünya'da ise prens bir yılan, bir çiçek, bir makasçı ve ona sevginin ve bağ kurmanın anlamını anlatan bir tilkiyle karşılaşır.
Kitabın Türk okurlarının özellikle ilgisini çeken bir bölümü vardır. Anlatıcıya göre B-612'yi 1909'da ilk gören bir Türk gökbilimcidir; gökbilimci bu keşfini bir astronomi kongresinde anlatır ama geleneksel kıyafetleri yüzünden kimse onu ciddiye almaz. 1920'de aynı sunumu Avrupai bir takım elbiseyle yaptığında ise herkes ikna olur. Saint-Exupéry bu kısa öyküyle yetişkinlerin görünüşe bakarak yargılamasını anlatır. Bölüm Türkiye'de kıyafet devrimine gönderme olarak yorumlanıp tartışıldı ve Türkçe çevirilerde farklı biçimlerde aktarıldı.
Karakterin ilham kaynakları
Saint-Exupéry 1900'de Lyon'da doğdu, 1921'de askerlik sırasında uçmayı öğrendi ve Toulouse ile Dakar arasında posta uçuşları yaptı; bir süre Sahra'daki Cape Juby istasyonunu yönetti. Kitaptaki çöl kazası onun kendi yaşadıklarına dayanır: 30 Aralık 1935'te, Paris-Saygon hız rekorunu kırmaya çalışırken yardımcı pilotu André Prévot ile Sahra'ya düştü. İkisi de kazadan sağ çıktı, ama birkaç gün içinde susuzluktan ölmenin eşiğine geldi; dördüncü gün deveyle geçen bir bedevi onları buldu. Yazar bu deneyimi 1939'da yayımlanan Terre des hommes (İngilizcesi Wind, Sand and Stars) adlı anı kitabında anlattı.
Kitabı İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD'de sürgündeyken, 1942 yazı ve sonbaharında, büyük bölümünü New York yakınlarındaki Long Island kıyısında kaldığı büyük bir evde yazdı. Araştırmacılar prensin görünüşü için yazarın kendi çocukluğunu (altın sarısı kıvırcık saçları yüzünden ailesi ona "Güneş Kral" dermiş) ve Quebec'te tanıştığı sarı saçlı küçük bir çocuğu olası esin kaynakları olarak gösterir. Prensin gülünün ise yazarın eşi Consuelo de Saint-Exupéry'den esinlendiği yaygın bir yorumdur. Saint-Exupéry kitabın yayımlanmasından yaklaşık on beş ay sonra, 31 Temmuz 1944'te Korsika'dan bir keşif uçuşuna çıktı ve geri dönmedi. Uçağının enkazı 2000'de Marsilya açıklarında bulundu, 2003'te tanımlandı; düşüşün nedeni hâlâ bilinmiyor.
Canlandıranlar
Kitap sayısız kez sahneye, beyazperdeye ve televizyona uyarlandı. İlk film 1966'da Sovyet-Litvanya ortak yapımı olarak çekildi. Stanley Donen'ın 1974'teki müzikal filminde Küçük Prens'i Steven Warner, pilotu Richard Kiley oynadı; Bob Fosse yılan, Gene Wilder tilki rolündeydi. 1978'de 39 bölümlük bir Japon anime dizisi yapıldı. 1987'de Remzi Aydın Jöntürk'ün yönettiği bir Türk uyarlaması doğrudan videoya çıktı. 2010'dan itibaren Fransız Method Animation stüdyosu üç sezonluk bir animasyon dizisi üretti. Mark Osborne'un yönettiği 2015 tarihli animasyon filmi ise kitabı ilk kez uzun metrajlı animasyona taşıdı; film 22 Mayıs 2015'te Cannes'da gösterildi, Küçük Prens'i Riley Osborne seslendirdi.
Karakterin arkasındaki bilim
Küçük Prens'in evi gerçek gökbilime sıkı sıkıya bağlı: gezegeni aslında bir asteroittir. Asteroitler, Güneş'in çevresinde dolanan, gezegen sayılamayacak kadar küçük kayalık cisimlerdir; çoğu Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağında bulunur. Bir ev büyüklüğündeki gerçek bir asteroidin kütleçekimi son derece zayıf olacağı için ne bir atmosferi tutabilir ne de üzerinde bir çocuğun rahatça yürümesine izin verir; kitaptaki küçük dünya bilimsel bir model değil, şiirsel bir imgedir.
Gökbilimciler yine de bu imgeyi sevdi ve gökyüzüne taşıdı. 1993'te Japon amatör gökbilimciler Kin Endate ve Kazuro Watanabe'nin Hokkaido'daki Kitami Gözlemevi'nde keşfettiği, yaklaşık 2 kilometre çapındaki 46610 numaralı asteroide Bésixdouze adı verildi. Bu, Fransızca "B-altı-on iki" demektir; üstelik 46610 sayısı on altılık tabanda yazıldığında tam olarak B612 olur. 1975'te Kırım Astrofizik Gözlemevi'nde Tamara Smirnova'nın bulduğu, yaklaşık 17 kilometre çapındaki 2578 Saint-Exupéry asteroidi ise yazarın adını taşır.
Prensin adı bir asteroit uydusuna da verildi. Kasım 1998'de Hawaii'deki Kanada-Fransa-Hawaii Teleskobu ile çalışan gökbilimciler, 214 kilometre çapındaki 45 Eugenia asteroidinin çevresinde yaklaşık 13 kilometrelik bir uydu buldu. Bu, yer tabanlı bir teleskopla keşfedilen ilk asteroit uydusuydu ve adı Petit-Prince oldu. Ad, Eugenia'nın adını aldığı İmparatoriçe Eugénie'nin oğluna gönderme yapıyor; ama keşifçiler, asteroitte yaşayan küçük prensin hikâyesini de anıştırmak istemişti. Kesinleşen ilk asteroit uydusu ise 1993'te NASA'nın Galileo aracının görüntülediği, 243 Ida'nın küçük uydusu Dactyl'di.
En ciddi saygı duruşu ise gezegen savunması alanından geldi. Ekim 2002'de Clark Chapman, Piet Hut, Rusty Schweickart ve Ed Lu'nun da aralarında bulunduğu bilim insanları ve astronotlar, Dünya'yı asteroit çarpmalarından korumaya adanmış kâr amacı gütmeyen B612 Vakfı'nı kurdu. Vakıf 2012'de, Dünya'ya yaklaşan tehlikeli cisimleri kızılötesinde arayacak Sentinel uzay teleskobunu özel bağışlarla yapmayı duyurdu; bağış kampanyası hedefe ulaşmayınca proje 2017'de iptal edildi ve vakıf daha küçük uydulardan oluşan bir ağa yöneldi. Bu alandaki gerçek çalışmaları Dünya'ya yakın asteroitler ve gezegen savunması sayfamızda bulabilirsiniz.
Kültürdeki etkisi
Küçük Prens, yazıldığı günden bu yana çocuk kitabıyla felsefi masal arasındaki sınırı silen bir klasik oldu. Plaklara, radyo oyunlarına, operalara, balelere, çizgi romanlara ve açılır kitaplara uyarlandı; adı okullara, caddelere ve ödüllere verildi. Kitabın el yazması 1968'den beri New York'taki Morgan Kütüphanesi ve Müzesi'nde korunuyor. Yazarın adı, cesedi hiç bulunamamış olsa da 1967'de Paris'teki Panthéon'a bir yazıtla eklendi.
Küçük Prens'in uzayla ilişkisi de sembolik olmaktan öte bir yere ulaştı: bir asteroit, bir asteroit uydusu ve bir gezegen savunma vakfı onun adını taşıyor. Kitaptaki çocuğun yıldızlara bakarak kurduğu bağ, gökyüzünü merak eden her kuşaktan okura hâlâ tanıdık geliyor.













