Tunguska'nın uzun gölgesi

- Veri kaynağı
- NASA, ESA
- İnfografiğin yer aldığı yazı
- Yazıyı oku →
- İnfografikteki veriler
Verileri göster
1908 Sibirya'da hava patlaması 1921 Kulik'in ilk araştırması 1927 Kulik merkeze ulaştı 2013 Çelyabinsk patlaması 2016 BM Asteroit Günü'nü ilan etti 2019 NASA Ames yeni modeli
Bu verilerin arka planı
Zaman çizelgesi, 30 Haziran 1908 sabahı Sibirya'da Podkamennaya Tunguska Nehri yakınlarında yaşanan hava patlamasından başlayıp bugünkü gezegen savunması çalışmalarına uzanıyor. Büyük olasılıkla birkaç on metre çapında taşlı bir asteroit, yere değmeden atmosferde birkaç kilometre yükseklikte infilak etti ve yaklaşık 2.150 kilometrekarelik ormanı yerle bir etti. Bölge o kadar ıssızdı ki ilk bilimsel araştırma ancak 1921'de, Sovyet Bilimler Akademisi adına çalışan Leonid Kulik'le yapılabildi. Kulik patlama merkezine 1927'deki ikinci denemesinde, Evenk rehberlerin yardımıyla ulaştı.
Olayın büyüklüğü uzun süre dolaylı yoldan, yani uzak kentlerdeki sismograf ve barograf kayıtlarından, ağaçların devrilme biçiminden ve yüzlerce tanık anlatımından tahmin edildi. 2013'teki Çelyabinsk patlaması yeni bir karşılaştırma imkânı sundu: NASA'nın Ames Araştırma Merkezi'ndeki bilim insanları 2019'da bu olayın verileriyle yeni benzetimler yaptı. Tunguska'nın yıl dönümü olan 30 Haziran ise bugün Uluslararası Asteroit Günü olarak kutlanıyor; olayın ayrıntıları Tunguska olayı sayfasında.
Sık sorulanlar
Patlama neden krater bırakmadı?
Atmosfere çok yüksek hızla giren kaya, önündeki havanın yarattığı basınç dayanımını aşınca birkaç saniyede parçalandı ve enerjisinin neredeyse tamamı havada açığa çıktı. Kulik merkezde krater değil, dalları soyulmuş hâlde ayakta kalan "telgraf direği" ağaçlar buldu.
2019 modeli ne buldu?
Ames ekibine göre neden, saatte yaklaşık 55.000 kilometre hızla gelen, 50-80 metre çapında taşlı bir cisimdi; 10-14 kilometre yükseklikte 10-30 megatonluk enerjiyle infilak etti.
Cisim asteroit miydi, kuyruklu yıldız mı?
Tartışma bir yüzyıl sürdü. Bugün en güçlü görüş taşlı bir asteroit; NASA da bilim insanlarının çoğunun böyle düşündüğünü belirtiyor. Fred Whipple'ın 1934'te önerdiği kuyruklu yıldız açıklamasını destekleyen çalışmalar da yayımlandı.






