Tunguska olayı
Tunguska olayı, 30 Haziran 1908'de Sibirya'da bir asteroidin havada infilak ederek 2.150 kilometrekare ormanı yıktığı, krater bırakmayan ve tarihte kaydedilen en büyük çarpma olayıdır.
- Türü
- Kavram
- Bulunduğu yer
- Podkamennaya Tunguska Nehri yakını, Krasnoyarsk Krayı (Sibirya, Rusya)
- Çap
- Cisim için tahmin: 50-80 m (NASA, 2019)
- Keşif
- 30 Haziran 1908, yerel saatle 07.14 (00.14 UT); ilk bilimsel sefer: Leonid Kulik, 1927
Tunguska olayı, 30 Haziran 1908 sabahı Sibirya'da, Podkamennaya Tunguska Nehri yakınlarında yaşanan dev bir hava patlamasıdır. Uzaydan gelen bir cisim, büyük olasılıkla birkaç on metre çapında taşlı bir asteroit, yere çarpmadan atmosferde birkaç kilometre yükseklikte infilak etti. Patlama yaklaşık 2.150 kilometrekarelik bir ormanı yerle bir etti, yüzlerce kilometre öteden duyuldu ve dünyanın öbür ucundaki aletlerce kaydedildi. Yine de yerde bir krater bırakmadı.
Tunguska, yazılı tarihte Dünya'ya düşen en büyük uzay cismi olayı olarak anılır. Bölge çok seyrek nüfuslu olduğu için can kaybı çok azdı; ama aynı patlama kalabalık bir kentin üzerinde gerçekleşseydi sonuçları çok ağır olurdu. Bu yüzden olay, bugün gezegen savunması çalışmalarının ve her yıl 30 Haziran'da kutlanan Uluslararası Asteroit Günü'nün çıkış noktasıdır.
O sabah ne oldu?
Olay, yerel saatle 07.14 dolaylarında (Greenwich saatiyle 00.14) yaşandı. O dönem Rusya hâlâ Jülyen takvimini kullandığı için bazı eski kaynaklarda tarih 17 Haziran 1908 olarak geçer. Bölge bugün Rusya'nın Krasnoyarsk Krayı'na bağlı Evenki ilçesinin sınırları içindedir.
Gökyüzünde parlak bir ateş topu, yani bir göktaşı izi, 600 ila 1.500 kilometre uzaklıktan görüldü. Ardından gelen patlamanın ısısı yaklaşık 80 kilometre öteden hissedildi; şok dalgası yaklaşık 200 kilometre çevresindeki pencereleri kırdı ve 800 kilometreden uzakta da hissedildi. Patlama merkezinin yaklaşık 60 kilometre güneyindeki Vanavara ticaret noktasında yaşayan Semyon Semyonov, 1930'da yazdığı tanıklığında hava dalgasının kendisini sundurmadan birkaç metre öteye savurduğunu anlatır. Bölgede yaşayan Evenk halkından Çuçan ise ağaçların devrildiği alanın içindeki tanıklığında art arda gelen beş büyük vuruştan söz eder.
1908'den 1970'lere uzanan dönemde 700'den fazla tanık anlatımı derlendi. Kayıtlarda en az üç kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor; patlamaya maruz kalan otuz kadar kişi ve çok sayıda ren geyiği ile köpek de etkilendi. NASA da olayı "çok az insan kaybı" yaşanan bir felaket olarak niteliyor.

Dünyanın dört bir yanında izler
Patlama yalnızca Sibirya'da hissedilmedi. Rusya'daki İrkutsk, Taşkent ve Tiflis ile Almanya'daki Jena'da bulunan sismograflar yer sarsıntısını kaydetti; sonradan yapılan değerlendirmeler sarsıntının büyüklüğünü 5'e yakın buldu. Berlin, Potsdam ve Londra'daki barograflar ise atmosferde yayılan basınç dalgasını işledi. Ne var ki bu kayıtların Tunguska ile bağlantısı ancak 1920'lerde ve 1930'larda kurulabildi.
Olayın en tuhaf sonucu gökyüzünde görüldü. 30 Haziran'dan 3 Temmuz'a kadar Batı Avrasya'nın geniş bir bölümünde geceler alışılmadık biçimde aydınlık geçti; güneyde Bordeaux ve Taşkent'e, kuzeyde Aberdeen ve Stockholm'e kadar insanların gece yarısı açık havada gazete okuyabildiği bildirildi. ABD'deki Mount Wilson Gözlemevi'nde yapılan ölçümler, stratosfere yaklaşık bir milyon ton toz taşındığını düşündürüyor. Işıltı iki üç gün içinde söndü.
Leonid Kulik ve krateri olmayan patlama
Bölge o kadar ıssızdı ki olay yerine bilimsel bir sefer ancak on üç yıl sonra düzenlenebildi. Sovyet Bilimler Akademisi adına çalışan Leonid Kulik, 1921'de bölgeye yönelik ilk araştırmayı yaptı ama patlamanın merkezine ulaşamadı. 1927'deki ikinci denemesinde yerel Evenk rehberlerin yardımıyla merkeze vardı ve kimsenin beklemediği bir şeyle karşılaştı: orada bir krater yoktu.
Merkezde, yaklaşık 8 kilometre genişliğindeki bir alanda ağaçlar ayakta kalmış, ama dalları ve kabukları soyulup kavrulmuştu; NASA bunları "telgraf direği" ağaçlar diye tarif ediyor. Bu, patlamanın tam tepeden geldiğine işaret ediyordu: dik inen şok dalgası gövdeleri yıkmadan dalları koparmış, daha uzaktaki ağaçlar ise yana doğru gelen dalgayla devrilmişti. Kulik sonraki on yılda üç sefer daha düzenledi; bir çarpma çukuru sandığı bataklık bir çukuru boşalttırdı, ama orada da göktaşı parçası bulamadı. 1938'de bölgenin 250 kilometrekarelik kısmı havadan fotoğraflandı.
1960'larda yapılan haritalama, yıkım alanının bir kelebeği andırdığını gösterdi: "kanat açıklığı" 70, "gövde uzunluğu" 55 kilometre. Bu biçim, cismin atmosfere eğik bir açıyla girdiğini düşündürüyor; Sovyet döneminde yapılan model deneyleri giriş açısını yerden yaklaşık 30 derece olarak verdi. Kraterlerin nasıl oluştuğunu çarpma krateri sayfasında anlattık.

Ne kadar büyüktü?
Tunguska'nın enerjisine ilişkin tahminler, kullanılan modele göre 3 ile 30 megaton TNT eşdeğeri arasında değişiyor; en sık verilen değer 10-15 megatondur. 15 megatonluk bir patlama, ilk atom bombası denemesi Trinity'den yaklaşık bin kat güçlüdür. Yaygın kabul gören modele göre 50-60 metre çapında bir cisim yerden 5-10 kilometre yükseklikte parçalandı.
NASA'nın Ames Araştırma Merkezi'ndeki bilim insanları 2019'da, 2013'teki Çelyabinsk olayından elde edilen verilerle yeni benzetimler yaptı. Bu çalışmaya göre Tunguska'nın nedeni, saatte yaklaşık 55.000 kilometre hızla gelen, 50-80 metre çapında taşlı (buzlu olmayan) bir cisimdi ve 10-14 kilometre yükseklikte 10-30 megatonluk bir enerjiyle infilak etti.

Verileri göster
| Devrilen orman alanı | Yaklaşık 2.150 km² |
|---|---|
| Enerji (2019 modeli) | 10-30 megaton TNT |
| Cismin çapı (2019 modeli) | 50-80 m |
| Patlama yüksekliği | Yaklaşık 10-14 km |
| Giriş hızı | Saatte yaklaşık 55.000 km |
Cisim neden yere ulaşmadan patladı? Saatte on binlerce kilometre hızla atmosfere giren bir kaya, önündeki havayı sıkıştırarak muazzam bir basınç ve ısıyla karşılaşır. Bu basınç cismin dayanımını aştığında kaya birkaç saniye içinde parçalanır ve neredeyse tüm hareket enerjisi tek bir noktada açığa çıkar. Gezegen bilimci Christopher Chyba'nın modeline göre de cisim havada tümüyle dağıldığı için yerde krater kalmadı.
Asteroit mi, kuyruklu yıldız mı?
Tunguska'ya neyin neden olduğu bir yüzyıl boyunca tartışıldı.
- Taşlı asteroit: Bugün en güçlü görüş. 2001'de yayımlanan bir çalışma, cismin yörüngesinin bir asteroide ait olma olasılığını yüzde 83, bir kuyruklu yıldıza ait olma olasılığını yüzde 17 buldu. Bölgedeki ağaçların reçinesinde taşlı asteroitlere özgü malzemenin izleri saptandı. NASA da "günümüzde bilim insanlarının çoğunun cismin bir asteroit olduğuna inandığını" belirtiyor.
- Kuyruklu yıldız: Gökbilimci Fred Whipple 1934'te küçük bir kuyruklu yıldız önerdi. 1978'de Ľubor Kresák, cismi Encke kuyruklu yıldızıyla ve her yıl 28-29 Haziran'da en yüksek düzeyine çıkan Beta Toroslar meteor yağmuruyla ilişkilendirdi. 2009'daki bir çalışma ise olayın ardından görülen parlak geceleri yüksek atmosferde oluşan bulutlarla ilişkilendirerek kuyruklu yıldız görüşüne destek verdi.
- Çeko Gölü tartışması: İtalya'daki Bologna Üniversitesi'nden bir ekip 2007'de, patlama merkezinin yaklaşık 8 kilometre ötesindeki küçük Çeko Gölü'nün yaklaşık 10 metrelik bir parçanın düşmesiyle oluştuğunu öne sürdü. 2017'deki bir Rus çalışması ise göl tabanında en az 280 yıllık tortul katman sayarak gölün 1908'den çok daha eski olduğunu gösterdi.
- Yerden kaynaklı açıklamalar: Patlamayı yer altından fışkıran doğal gazın tutuşmasıyla ya da tektonik ve atmosferik olayların birleşimiyle açıklamaya çalışan görüşler de var; bunlar bilim dünyasında genel kabul görmüyor. Patlamanın Nikola Tesla'nın bir "ölüm ışını" deneyi olduğu iddiası ise 1990'larda ortaya çıkmış bir şehir efsanesidir.
Çelyabinsk ile karşılaştırma
Tunguska'nın küçük ölçekli bir benzeri, 15 Şubat 2013 sabahı Rusya'nın Çelyabinsk kenti üzerinde yaşandı. Yaklaşık 18 metre çapındaki bir göktaşı yaklaşık 30 kilometre yükseklikte 400-500 kiloton TNT eşdeğeri bir enerjiyle parçalandı. Patlama yere doğrudan zarar vermese de şok dalgası altı kentte yaklaşık 7.200 binayı hasara uğrattı ve 1.491 kişi yaralandı; ölen olmadı.
Çelyabinsk'in enerjisi, Tunguska için verilen en düşük tahminin bile kabaca altıda biri kadardı. Buna karşın kalabalık bir bölgede yaşandığı için çok daha fazla insanı etkiledi. İki olay yan yana konduğunda, hava patlamalarının tehlikesini belirleyen şeyin yalnızca büyüklük değil, nerede gerçekleştikleri olduğu açıkça görülür.

Verileri göster
| 1908 | Sibirya'da hava patlaması |
|---|---|
| 1921 | Kulik'in ilk araştırması |
| 1927 | Kulik merkeze ulaştı |
| 2013 | Çelyabinsk patlaması |
| 2016 | BM Asteroit Günü'nü ilan etti |
| 2019 | NASA Ames yeni modeli |
Ne sıklıkla olur?
Tunguska büyüklüğündeki olayların sıklığına ilişkin tahminler zaman içinde değişti. Gezegen bilimci Gene Shoemaker yaklaşık 300 yılda bir kez olduğunu tahmin etmişti; daha yeni çalışmalar 5-15 megatonluk olayların yaklaşık bin yılda bir yaşandığını gösteriyor. NASA'nın 2019 değerlendirmesi de bu tür olayların "yüzyıllar değil, bin yıllar" mertebesinde aralıklarla yaşandığını belirtiyor. Çelyabinsk boyutundaki daha küçük çarpmalar ise NASA'ya göre 10 ila 100 yılda bir görülebiliyor.
Bugün gökbilimciler, Dünya'ya yaklaşan cisimleri önceden bulup yörüngelerini hesaplamak için geniş taramalar yürütüyor. Bu çalışmaları Dünya'ya yakın asteroitler ve gezegen savunması maddesinde, tehlike derecelendirmesini Torino ölçeği sayfasında, 2029'daki yakın geçişi ise Apophis maddesinde bulabilirsiniz.
Uluslararası Asteroit Günü
Tunguska'nın yıl dönümü olan 30 Haziran, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 6 Aralık 2016'daki kararıyla Uluslararası Asteroit Günü ilan edildi. Öneri, kozmonot Dumitru Prunariu ile Uzay Kâşifleri Derneği'nden geldi. Asteroit Günü girişimi ise 2014'te aralarında Stephen Hawking'in ve astronot Rusty Schweickart'ın da bulunduğu bir grup tarafından başlatılmış, ilk kez 30 Haziran 2015'te kutlanmıştı. Gün, asteroit çarpmalarının riskine ve bunlara karşı neler yapılabileceğine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Avrupa Uzay Ajansı da Tunguska'yı "yakın tarihte gezegenimize çarpan en büyük asteroit" olarak anıyor.
Kısaca
- Tunguska olayı, 30 Haziran 1908'de Sibirya'da yaşanan ve yaklaşık 2.150 kilometrekarelik ormanı yerle bir eden bir hava patlamasıdır.
- Neden büyük olasılıkla 50-80 metre çapında taşlı bir asteroitti; yerden yaklaşık 10 kilometre yükseklikte infilak etti.
- Enerjisi 3 ile 30 megaton TNT arasında tahmin ediliyor; yerde krater bırakmadı.
- Bölgeye ilk ulaşan bilim insanı 1927'de Leonid Kulik oldu; merkezde ayakta kalmış ama dalları soyulmuş ağaçlar buldu.
- Bu büyüklükteki olaylar yaklaşık bin yılda bir yaşanıyor; 2013'teki Çelyabinsk olayı çok daha küçük bir benzeriydi.
- 30 Haziran, 2016'dan beri Birleşmiş Milletler'in tanıdığı Uluslararası Asteroit Günü'dür.
Aynı türdenTümü →
Kepler Uzay TeleskobuDünya'yı arkadan izleyen Güneş merkezli yörünge
GÖKTÜRK-2 uydusuGüneş eşzamanlı alçak Dünya yörüngesi686 km yükseklik
RASAT uydusuGüneş eşzamanlı alçak Dünya yörüngesi (görev 2022'de sona erdi)Yaklaşık 687 km yükseklik
Çocuklar için uzay: aileler ve öğretmenler için rehber
Yeni başlayanlar için teleskop ve dürbün rehberi: ne almalı, nasıl kullanmalı?
Türkiye'de yıldız gözlemi için en iyi yerler: karanlık gökyüzü rehberiTürkiye











