Çarpışan galaksi kümelerinin ortasında dev bir 'sol anahtarı': Chandra'nın çözümü

- Çeken araç ya da kişi
- Chandra X-ışını Gözlemevi, eROSITA, LOFAR ve UKIRT
- Kaynak
- NASA Günün Görüntüsü
- Fotoğrafla ilgili yazı
- Yazıyı oku →
Görüntünün ortasında, kenarları yırtık, büyük, oval, mavi-mor bir bulut duruyor. Bu bulutun içinde, hafifçe sola yatmış, sanki neon pembe bir kalemle gelişigüzel çizilmiş dev bir sol anahtarı (müzikte kullanılan nota işareti) beliriyor: Güçlü dikey bir çizgi ve yukarıdan aşağı ilerlerken bir o yana bir bu yana kıvrılan akıcı bir hat. Çevrede ise galaksi kümelerindeki galaksiler ile ön ve arka plandaki yıldızlar ve galaksiler, uzayın karanlığında ışık noktaları gibi serpiştirilmiş. NASA'nın 14 Ekim 2026'da yayımladığı bu bileşik görüntü, gökbilimcilerin "Treble Clef" (Sol Anahtarı) adını verdiği radyo dalgası yapısını gösteriyor.
Dört teleskop, tek görüntü
NASA'nın açıklamasına göre görüntü farklı dalga boylarındaki verileri birleştiriyor:
- Mavi: NASA'nın Chandra X-ışını Gözlemevi ve Alman eROSITA X-ışını teleskobunun saptadığı milyonlarca derecelik sıcak gaz.
- Kırmızı-pembe: Avrupa'daki geniş radyo teleskobu ağı LOFAR'ın (LOw Frequency ARray) verisi; sol anahtarının "ikizi" bu verilerde ortaya çıkıyor.
- Beyaz: Birleşik Krallık Kızılötesi Teleskobu'ndan (UKIRT) alınan kızılötesi veri.
Samanyolu'nun arkasına saklanmış bir küme
Yapıyı açıklamak özellikle zordu, çünkü Sol Anahtarı neredeyse tam olarak Samanyolu düzleminin arkasında yer alıyor; galaksimizin yıldızları, gazı ve tozu görüşü büyük ölçüde engelliyor. Aradaki maddenin ötesini görebilen teleskoplar kullanan araştırmacılar, Chandra ve eROSITA ile yapının bulunduğu yerde yaygın, sıcak gaz buldu. Bu, yapının bir galaksi kümesinde bulunduğunu gösterdi. Dahası, bu küme aslında birleşmekte olan iki ayrı küme.
İki perdelik bir oluşum
İtalya Ulusal Astrofizik Enstitüsü'nden (INAF) Andrea Botteon'un önderliğinde Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan çalışmaya göre Sol Anahtarı büyük olasılıkla iki aşamada oluştu. Önce kümenin merkezindeki bir süper kütleli kara delikten gelen bir patlama, yüklü parçacık ve manyetik alan bulutlarını ışık hızına yakın hızlarla dışarı sürdü; bu da parlak radyo dalgaları üretti, ancak parçacıklar enerji kaybettikçe bu ışıma söndü. Ardından iki kümenin çarpışması bu bulutu sıkıştırdı ya da yeniden enerjilendirdi ve bulut radyo dalgalarında yeniden parladı. NASA'ya göre çarpışmanın yarattığı, süpersonik jetlerin ses patlamasına benzeyen şok dalgaları da bunda rol oynamış olabilir.
Çarpışmanın izini bulmak için ekip özel bir teknik kullandı: Sıcak gazın büyük bölümü kabaca oval ve simetrik olduğundan, bu simetrik bileşen X-ışını görüntüsünden çıkarıldı. Geride kalan ışıma solda ve sağda en parlak, ortada en sönüktü. Bu da çarpışmanın görüntüdeki sol-sağ doğrultusunda gerçekleştiğine işaret ediyor. Araştırmacılar doğrudan çarpışmanın birkaç yüz milyon yıl önce olduğunu ve kümelerin şimdi birbirinden uzaklaştığını düşünüyor.
NASA, nota işaretine benzerliğin bilimsel bir anlamı olmadığını, bunun insanların rastgele verilerde tanıdık şekiller görmesi olan "pareidolia"nın bir örneği olduğunu da hatırlatıyor. Galaksi kümelerini evrenin büyük ölçekli yapısı yazımızda, bu keşfi de haberimizde okuyabilirsiniz.






