13 Ekim 2026, SalıAra

Uzay haberleri: fırlatmalar, gök olayları, uzay görevleri ve uzay bilimine dair Türkçe güncel gelişmeler

Ülker yıldız kümesi

Boğa takımyıldızındaki Ülker (M45, Pleiades): 444 ışık yılı uzaklıktaki genç açık küme, Hipparcos-Gaia uzaklık tartışması, yansıma bulutsusu ve Türk kültüründeki yeri.

Türü
Yıldız kümesi
Bulunduğu yer
Boğa (Taurus) takımyıldızı
Çap
Çekirdek yarıçapı ~8 ışık yılı; gelgit yarıçapı ~43 ışık yılı
Kütle
Yaklaşık 800 Güneş kütlesi
Uzaklık
135,74 parsek (~443 ışık yılı; Gaia DR3)
Keşif
Tarih öncesinden beri biliniyor; teleskopla ilk Galileo, 1610; Messier kataloğuna 1771'de M45
Verileri göster
Diğer adlarıM45, Pleiades, Yedi Kız Kardeş, Süreyya, Pervin
TürAçık yıldız kümesi
Uzaklık135,74 pc (~443 ışık yılı)
Üye sayısı1.000’den fazla
Toplam kütle~800 Güneş kütlesi
Yaş75-150 milyon yıl (lityum yöntemi: ~115)
Görünür boyut~2° (dört dolunay çapı)
Çıplak gözle görülen yıldız6-7 (en çok ~14)
Yansıma bulutsusuMerope Bulutsusu (NGC 1435)
Dağılma süresi~250 milyon yıl

Ülker, Boğa takımyıldızının kuzeybatısında, kuzey yarıkürede kış gecelerinde çıplak gözle kolayca seçilebilen sıkışık bir yıldız topluluğudur. Batı dillerinde Pleiades ya da "Yedi Kız Kardeş", Charles Messier'nin kataloğunda M45 olarak bilinir; Türkçede Süreyya ve Pervin adlarıyla da anılır. Yaklaşık 444 ışık yılı uzaklığıyla Dünya'ya en yakın yıldız kümelerinden biri ve bize en yakın Messier cismidir. Işık kirliliği olan kentlerden bile görülebilmesi, onu insanlık tarihinin en çok gözlenen gök cisimlerinden biri yapmıştır.

Temel özellikler

Ülker bir açık kümedir: aynı gaz ve toz bulutundan aşağı yukarı aynı zamanda doğmuş, kütleçekimiyle gevşek biçimde bir arada duran yıldızlardan oluşur. Kümede istatistiksel olarak doğrulanmış 1.000'den fazla üye vardır; çözümlenemeyen çift yıldızlar sayıya katılmamıştır. Üyelerin yaklaşık yüzde 57'sinin çift yıldız olduğu tahmin ediliyor. Kümenin ışığına son 100 milyon yıl içinde doğmuş, sıcak ve mavi B türü yıldızlar egemendir; ama toplam kütlenin (yaklaşık 800 Güneş kütlesi) çoğunu daha sönük ve kırmızı yıldızlar oluşturur. Kümenin çekirdek yarıçapı yaklaşık 8 ışık yılı, kütleçekim etkisinin sınırı sayılan gelgit yarıçapı ise yaklaşık 43 ışık yılıdır.

Gökyüzünde yaklaşık 2 derecelik, yani dört dolunay çapı kadar bir alanı kaplar; bu yüzden en güzel görüntüsü teleskopla değil, çıplak gözle ya da dürbünle elde edilir. Koşullara ve gözün keskinliğine bağlı olarak 14'e kadar yıldızı çıplak gözle seçilebilir, ama çoğu insan altı ya da yedi yıldız görür. Parlak yıldızlarının dizilişi küçük bir kepçeyi andırır.

Kümenin en parlak yıldızları Yunan mitolojisindeki yedi kız kardeşin ve anne babalarının adlarını taşır: Alcyone, Asterope, Celaeno, Electra, Maia, Merope ve Taygeta ile Atlas ve Pleione. Bu adların bugünkü biçimiyle kullanımı ilk kez 1665'te Giovanni Battista Riccioli'nin bir kitabında kayda geçti.

Yaşı ve geleceği

Bir kümenin yaşı, üyelerinin parlaklık-renk dağılımının yıldız evrimi modelleriyle karşılaştırılmasıyla bulunur. Bu yöntemle Ülker için 75 ile 150 milyon yıl arasında tahminler elde edildi; aralığın genişliği modellerdeki belirsizliklerden kaynaklanıyor. Bağımsız bir yöntem kümedeki kahverengi cücelere bakar: normal yıldızlar lityumu hızla yakarken en küçük cisimler onu korur. Lityumunu hâlâ taşıyan en ağır kahverengi cücenin kütlesinden yaklaşık 115 milyon yıllık bir yaş bulunur.

Küme sonsuza dek bir arada kalmayacak. Yakın karşılaşmalarda bazı yıldızlar fırlatılacak, galaksinin gelgit kuvvetleri ise başkalarını koparacak. Hesaplara göre dev molekül bulutları ve Samanyolu'nun sarmal kollarıyla etkileşim, kümeyi yaklaşık 250 milyon yıl içinde dağıtacak.

NASA'nın Kasım 2025'te duyurduğu bir çalışma ise kümenin bugün de sanılandan çok daha geniş bir aileye sahip olduğunu gösterdi. Avrupa Uzay Ajansı'nın Gaia uydusunun hareket verileri, TESS uydusunun ölçtüğü yıldız dönme hızları ve yer tabanlı tayf taramalarındaki kimyasal parmak izleri birleştirildiğinde, gökyüzünde yaklaşık 1.900 ışık yılı boyunca uzanan bir yıldız akıntısı ortaya çıktı. "Büyük Ülker Kompleksi" adı verilen bu yapıdaki 3.000'den fazla yıldızın kümeyle aynı kökene sahip olduğu düşünülüyor; bu da kümeyle ilişkilendirilen yıldız sayısını üç katına çıkarıyor.

Uzaklık tartışması: Hipparcos ile Gaia

Ülker'in uzaklığı, kozmik uzaklık merdiveninin ilk basamaklarından biridir. Uzaklığı bilinen yakın bir kümenin yıldızlarının parlaklık-renk dağılımı, daha uzak kümelerin uzaklığını bulmak için ölçüt olarak kullanılır; bu basamaklar galaksilere kadar uzanır. Bu yüzden Ülker'in uzaklığındaki birkaç yüzdelik fark bile gökbilimcileri on yıldan uzun bir süre meşgul etti.

Hipparcos uydusu öncesindeki ölçümler kümeyi yaklaşık 135 parsek uzakta buluyordu. Hipparcos ise yıldızların paralaksını, yani Dünya Güneş çevresinde dolanırken yıldızların gökyüzünde yaptığı küçük yer değiştirmeyi ölçerek şaşırtıcı bir sonuç verdi: yalnızca 118 parsek. Paralaks en doğrudan yöntem sayıldığı için bu sonuç ciddiye alındı; ama Hubble Uzay Teleskobu ile yapılan ölçümler, kızılötesi renk-parlaklık çalışmaları ve küme içindeki Atlas yıldızı çiftinin interferometrik yörünge hesabı tekrar tekrar 133-140 parsek arasında değerler verdi. Hipparcos verilerinin yeniden işlenmesini yapan araştırmacı ise 120 parsek civarındaki değeri savundu.

Tartışmayı büyük ölçüde iki bağımsız ölçüm kapattı. 2014'te çok uzun taban çizgili radyo interferometrisi (VLBI) 136,2 ± 1,2 parsek buldu ve yazarlar Hipparcos uzaklığının hatalı olduğunu açıkça yazdı. Gaia'nın veri sürümleri de aynı sonuca vardı; üçüncü veri sürümüne (DR3) dayanan en güncel değer 135,74 ± 0,10 parsek, yani yaklaşık 443 ışık yılıdır. 2012'de öne sürülen bir açıklamaya göre farkın kaynağı, Hipparcos'un küme yıldızlarındaki paralaks hatalarını etkileyen sistematik bir etkiydi.

Ülker'in uzaklığı: Hipparcos ile Gaia
Uzay Gündem
Verileri göster
Hipparcos öncesi ölçümler135
Hipparcos118
Hipparcos yeniden işleme120
VLBI radyo ölçümü (2014)136,2
Gaia DR2 (2018)136,2
Gaia DR3135,74

Yansıma bulutsusu

Uzun pozlu fotoğraflarda Ülker'in parlak yıldızları mavi bir tül içinde görünür. Bu bir yansıma bulutsusudur: kendi ışığı olmayan toz, sıcak ve genç yıldızların mavi ışığını saçar. En belirgin parçası Merope yıldızının çevresindeki Merope Bulutsusu'dur (NGC 1435). Bu tozun uzun süre kümenin doğduğu buluttan arta kaldığı sanıldı. Ama yaklaşık 100 milyon yaşındaki bir kümede ilk tozun ışınım basıncıyla çoktan dağılmış olması gerekir. Bugünkü görüşe göre küme, tesadüfen yıldızlararası ortamın tozlu bir bölgesinden geçiyor; toz bulutu kümeye göre saniyede yaklaşık 18 kilometre hızla hareket ediyor. Bilgisayar benzetimleri ise kümenin doğduğu dönemde bugünkü Orion Bulutsusu'na benzeyen sıkışık bir yapıda olduğunu düşündürüyor. Bulutsu türleri için Bulutsular sayfasına bakabilirsiniz.

Ülker (Pleiades) kümesi Spitzer Uzay Teleskobu'nun kızılötesi bakışıyla. Genç ve sıcak yıldızlar, içinden doğdukları toz bulutunu aydınlatıyor.
NASA/JPL-Caltech

Gözlem tarihi

Ülker'i teleskopla inceleyen ilk gökbilimci Galileo Galilei'dir. Mart 1610'da yayımladığı Sidereus Nuncius'ta kümenin 36 yıldızını gösteren bir çizim sundu ve çıplak gözün göremediği çok sayıda yıldız bulunduğunu gösterdi. 1767'de John Michell, bu kadar parlak yıldızın rastlantıyla bir araya gelme olasılığını 500 binde bir olarak hesapladı ve yıldızların fiziksel olarak bağlı olduğu sonucuna vardı. Charles Messier kümeyi 1771'de M45 olarak kataloğuna ekledi. Kümede Teide 1 gibi çok sayıda kahverengi cüce bulunması da Ülker'i bu "başarısız yıldızları" incelemek için önemli bir hedef yapar; genç oldukları için hâlâ görece parlaktırlar.

Kültürlerde Ülker

Ülker, dünyanın hemen her kültüründe kendine yer bulmuştur. Bilinen en eski tasviri büyük olasılıkla Almanya'da bulunan ve yaklaşık MÖ 1600'e tarihlenen Nebra gök diskidir. MÖ üçüncü binyılın ortalarında ilkbahar noktasını işaretlediği için Babil, Hint ve Arap takvimlerinin başlangıcında yer aldı. Yunanca adının "yelken açmak" anlamındaki bir sözcükten türediği düşünülür, çünkü Akdeniz'de denizcilik mevsimi kümenin şafak vakti doğuşuyla başlardı. Japonlar ona "bir araya toplanmak" anlamındaki Subaru adını verdi; Japonya'nın 8,2 metrelik Subaru teleskobu da adını kümeden alır.

Türk dünyasında Ülker, en eski gök figürlerinden biridir ve Anadolu'nun geleneksel takviminde mevsim döngülerinin belirlenmesinde kullanıldı. Süreyya adı Arapça "es-Süreyyâ"dan, Pervin adı ise Farsça "Parvīn"den gelir. Yakut Türklerinin bir anlatısına göre gök kubbedeki deliklerden dünyaya soğuk dolarmış; efsanevi bir kahraman kurt derisinden otuz çift eldiven giyerek göğe çıkmış ve Ülker'in yıldızları olan bu delikleri kapatmış. Bir Kırgız efsanesinde ise Ülker, Tanrı'nın yıldıza çevirdiği bir böcektir. Mehmet Akif Ersoy'un Çanakkale Şehitleri şiirindeki "yedi kandilli Süreyyâ" dizesi de bu kümeye gönderme olarak okunur.

Kısaca

  • Ülker (M45, Pleiades), Boğa takımyıldızında yaklaşık 444 ışık yılı uzaklıkta, 1.000'den fazla üyeli bir açık kümedir.
  • Yaşı yaklaşık 100 milyon yıldır; lityum yöntemi 115 milyon yıl veriyor. Yaklaşık 250 milyon yıl içinde dağılacak.
  • Hipparcos'un 118 parseklik ölçümü yıllarca tartışıldı; VLBI ve Gaia uzaklığı yaklaşık 136 parsek olarak doğruladı.
  • Yıldızlarını saran mavi tül, kümenin içinden geçtiği bağımsız bir toz bulutunun yansıma bulutsusudur.
  • Gaia ve TESS verileri, kümeyle aynı kökenden gelen 3.000'den fazla yıldızlık bir akıntı ortaya çıkardı.
  • Türk kültüründe Ülker, Süreyya ve Pervin adlarıyla takvimlerde, efsanelerde ve şiirde yaşar.
Yukarı çık

Ziyaret istatistikleri ve reklamlar için çerez kullanmak istiyoruz. İzin vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Ayrıntılar